Skip to content Skip to navigation

Okyanus Kirliliğinin Canlılara Etkisi

Ayşenur Okatan
17/04/2019 - 16:31

Yeryüzünün %29’unu karalar, %71’ini de sulak alanlar oluşturur. Sulak alanların %97’si ise okyanuslardır. Bu kadar geniş bir alanı kaplayan okyanusların kirlenmesi özellikle son otuz yılı aşkın bir süredir deniz canlıları için büyük bir tehdit oluşturuyor. Okyanus kirliliğinin en önemli sebepleriyse plastik atıklar, atmosferde artan karbondioksit miktarı ve deniz yoluyla taşınan petrolün okyanuslara dökülmesi.

Dünya genelinde bir yılda üretilen 300 milyon ton plastiğin yaklaşık 8 milyon tonu rüzgâr, akıntı, kanal ve gelgit yoluyla okyanuslara taşınıyor. Bu plastiklerin okyanusta çözünmesiyse 1000 yılı bulabiliyor. Okyanus yüzeyinde kalan veya küçük parçacıklara ayrılan plastikler, deniz canlıları tarafından yiyecek olarak algılanıp tüketilebiliyor. Bu da zamanla canlıların ölümüne sebep oluyor. Bazen de plastikler canlıların vücutlarına takılıp kalabiliyor. Bu durum canlıların yaralanmalarına sebep olurken hareket etmelerini de engelliyor. Okyanuslardaki plastik kirliliğinden en çok deniz kaplumbağaları, yunuslar, balıklar, köpekbalıkları, yengeçler ve deniz kuşları etkileniyor.

Okyanus kirliliğinin en önemli sebeplerinden biri de petrol ürünlerini taşıyan tanklardan, petrol rafinelerinden veya hatlarından okyanuslara büyük oranda petrol dökülmesi. Bu durum insan kaynaklı hataların yanı sıra sel, kasırga veya deprem gibi doğal afetlerin petrol boru hatlarına zarar vermesi ya da deniz kazalarına sebep olmasıyla da gerçekleşebiliyor. Petrole bulanan hayvanlar ya su geçirmezlik özelliklerini kaybedip vücut sıcaklıklarını aşırı soğuktan koruyamadıklarından ya da maruz kaldıkları petrolün zehirli etkilerinden dolayı ölüyorlar.

Sağlıklı bir deniz kuşu ve okyanusa dökülmüş petrole bulandıktan sonraki hali

Endüstride kullanılan ve hava kirliliğine sebep olan kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere yayılan karbondioksit (CO2) okyanus kirliliğine de sebep oluyor. Atmosferde biriken karbondioksitin yaklaşık %40’ı okyanus tarafından emilir. Emilen karbondioksit su molekülleriyle tepkimeye girerek karbonik asit (H2CO3) ve serbest hidrojen iyonuna (H) dönüşür. Serbest hidrojen iyonlarıysa sudaki karbonat iyonları ile tepkimeye girerek bikarbonata (HCO3-) dönüşür. Bu tepkimenin sonucunda okyanustaki serbest karbonat iyonlarının miktarı azalır.

Okyanustaki mercanlar ve kabuklu canlıların kabukları kalsiyum karbonattan oluşur. Bu canlıların kabuklarına sertlik sağlayan kalsiyum karbonat onları dış etkenlerden korur. Okyanusta gittikçe azalan serbest karbonat iyonları ise canlıların bu iyonu kullanamamasına ve tam olarak gelişememelerine neden olur. Örneğin son zamanlarda yapılan araştırmalar okyanus asitleşmesinden dolayı karbonatı yeterince kullanamayan mercan resiflerinin (kayalıklarının) farklı hastalıklara maruz kalabileceğini gösteriyor.  

The Ocean Agency Kertenkele Adası’ndaki sağlıklı mercan resiflerinin (solda) azalan kalsiyum karbonat nedeniyle farklı hastalıklara maruz kaldığı ve üstlerinin zamanla yosunla kaplandığı (sağda) gözlenmiş.

Günümüzde plastik kirliliğini azaltmak için plastiklerin biyolojik olarak parçalanabilir özellikte üretilmesine ve geri dönüşüm sürecini geliştirmeye yönelik araştırmalar yapılıyor. Ayrıca gittikçe artan hava kirliliğinin azaltılmasında kullanılmaya başlanan yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarının okyanus kirliliği için de kullanılması olası çözümler arasında yer alıyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Ekoloji / Çevre Bilim

Havaların ısınmasıyla birlikte birçoğumuz tatil planları yapmaya başladık. Kimimiz tatil için deniz, kum ve güneşin bir arada olduğu sahil kesimlerine giderken kimimiz el değmemiş ağaçların ve yaban hayatın bir arada olduğu ormanlık alanları tercih ediyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç sesli yayınının yeni bölümünde Prof. Dr. Levent Kurnaz, gezegenlerin kendi etraflarındaki dönüş hızının gezegenin iklimini dolayısıyla yaşamı nasıl etkilediğini Merkür, Dünya ve Jüpiter örnekleri üzerinden açıklıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Doğada kamp yapmak, geceyi sessiz ve parlak yıldızlar altında doğada geçirmek yaşadığımız şehir ortamının kargaşasından bizi bir süreliğine uzaklaştırır. Peki, doğada keyifli ve güvenli bir şekilde kamp yapmak için hangi malzemelere ihtiyacımız var, nelere dikkat etmemiz gerekiyor? 

Ekoloji / Çevre Bilim

Çin Bilimler Akademisinden araştırmacılar, okyanusların en derinlerinde yaşayan kabuklu deniz canlılarının vücutlarında nükleer bomba testleri sırasında üretilmiş radyoaktif karbon bulunduğunu belirledi.

Ekoloji / Çevre Bilim

5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla bu ay objektiflerinizi çevrenizde gerçekleşen kuraklığa odaklamanızı istiyoruz. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #ÇevremizdekiKuraklık etiketini eklemeyi unutmayın.

Ekoloji / Çevre Bilim

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde nisan ayında objektiflerinizi çevrenizdeki etkileyici doğa manzaralarına odaklamanızı istemiştik. Oylamalar sonucunda nisan ayının en beğenilen fotoğrafları belirlendi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Uluslararası bir araştırma grubu, 2018 yazında kuraklık ve sel şeklinde görülen olağan dışı hava olaylarının jet akımları olarak isimlendirilen, k

Ekoloji / Çevre Bilim

Plastik kirliliği, hızla artan çevre sorunlardan biri. Dünya genelinde yılda üretilen plastiğin %10’u denizlerde birikiyor. Araştırmacılar tatlı su ve tuzlu su ortamlarındaki plastik atıkların insan sağlığına etkisi üzerine araştırmalar yapıyor.

Ekoloji / Çevre Bilim

Araştırma gemileri deniz ve okyanus bilimleriyle ilgili araştırmalar yapmak için ihtiyaç duyulan önemli araştırma platformlarıdır. TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi ülkemizdeki deniz ve okyanus bilimleri araştırmalarına yönelik ihtiyaçları karşılamak amacıyla inşa edildi.

Ekoloji / Çevre Bilim

Sulama ihtiyacı olmayan ve tatlı su kaynaklarının boşa harcanmasını engelleyen yağmur bahçeleri, şehirleri güzelleştirirken yağmur sularının sebep olduğu sorunların çözülmesine yardımcı oluyor.