Skip to content Skip to navigation

Orion Uzaya İlk Adımını Atıyor

Dr. Tuba Sarıgül
02/12/2014 - 09:37

NASA

NASA’nın insanları asteroit ve Mars gibi daha önce gitmelerinin mümkün olmadığı hedeflere ulaştırmak amacıyla tasarladığı yeni uzay aracı Orion’un uzaya ilk adımını 4 Aralık’ta atması planlanıyor. Orion’un uzay araştırmalarında yeni bir dönemi başlatması bekleniyor.

Aralık ayında gerçekleştirilmesi planlanan ilk test uçuşu, temelleri on yıl öncesine dayanan projenin şu ana kadarki en önemli adımı. Çünkü yaklaşık dört buçuk saat sürmesi planlanan test sırasında Orion’un yaşamsal öneme sahip birçok sistemi, örneğin ısı kalkanı, konum kontrol sistemi, yazılımları ve paraşüt sistemleri sınanacak.

NASA

Orion uzay aracının, astronotları Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) bulunduğu yörüngeden çok uzağa, asteroitlere ve nihai olarak da Mars’a ulaştırması hedefleniyor. Orion ilk test uçuşunda uzaya Delta IV roketiyle fırlatılacak. Ancak gerçek uzay görevlerinde Orion’u uzaya NASA’nın yeni fırlatma sistemi olan SLS’nin (Space Launch System) taşıması planlanıyor.

Orion, astronotların güvenliğini en üst düzeyde sağlayacak teknolojiler barındırıyor. Fırlatma sırasında ortaya çıkabilecek sorunlara karşı mürettebatın güvenli bir şekilde yeryüzüne dönmesini sağlayan acil fırlatma sistemi bunlardan biri. Bunun dışında Orion iki temel bileşenden oluşuyor. Mürettebat modülü astronotlar için uzay görevleri sırasında yaşanabilir ve güvenli bir ortam sağlarken, servis modülü uzay yolculuğunun başından -Dünya’ya dönüş sırasında atmosfere girmeden önce- mürettebat modülünden ayrılıncaya kadar uzay aracının işlevini devam ettirebilmesi için gerekli destekleri (örneğin yükseklik ve konum kontrol sistemleri, uzay aracının yörüngesini değiştirmesini sağlayan itki sistemleri, mürettebat modülünde yaşanabilir koşulların oluşmasını sağlayan sistemler) sağlıyor.

NASA

Orion’un insansız olarak gerçekleştirilecek ilk test uçuşunda Dünya’nın etrafında iki farklı yörüngede hareket etmesi ve 5800 km irtifaya -yani ISS’den 15 kat daha uzağa- ulaşması hedefleniyor. Ancak yörüngedeki hareketi sırasında Orion yoğun bir radyasyon bölgesi olan Van Allen Radyasyon Kuşağı’ndan geçecek. Van Allen Radyasyon Kuşağı yer yüzeyinden yaklaşık 1000-60.000 kilometre uzaklıkta Dünya’nın manyetik alanı nedeniyle yüksek enerjili parçacıkların yoğunlaştığı bir bölge. Bu bölgedeki yüksek enerjili parçacıklar Orion uzay aracındaki bilgisayarlar ve diğer elektronik sistemler için tehlike oluşturuyor. Test sırasında radyasyon seviyesi ölçülerek Orion’un radyasyon koruma kalkanının etkinliği sınanacak.

NASA

Yörüngedeki hareketini tamamlayan Orion’un Dünya’ya dönmek için atmosfere girdiğinde saatte 32.000 km hızla hareket edeceği tahmin ediliyor. Ancak böyle yüksek bir hızla atmosferde hareket ederken hava moleküllerinin oluşturduğu sürtünme nedeniyle uzay aracının etrafındaki sıcaklık 2000°C’nin üstüne çıkabilir. Bu, Orion’un bir ateş topuna dönüşmesi anlamına geliyor. Testin belki de en tehlikeli kısmı olan bu aşamada Orion’un ısı kalkanının böylesi yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklılığı sınanacak.

NASA

Orion’un güvenli bir şekilde yeryüzüne inebilmesi için yeteri kadar yavaşlamasını uzay aracında bulunan ikisi yardımcı, üçü ana paraşüt olmak üzere toplam beş paraşüt sağlayacak. Hızı yaklaşık 30 km/sa’e düşen Orion’un Büyük Okyanus’ta suya iniş yapması planlanıyor.

NASA

İnsansız olarak gerçekleştirilecek ilk test uçuşunun geri sayım etkinliklerine Susam Sokağı’nın sevilen karakterleri de eşlik ediyor. Orion ilk uçuşunda Susam Sokağı kahramanlarına ait bazı eşyaları beraberinde götürecek.

4 Aralık’ta Türkiye saati ile 14:05’te başlaması planlanan testi NASA TV’den canlı olarak takip edebilirsiniz.

 

 

1

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Gökbilime biraz da olsa ilgi duyuyorsanız sizin de gökyüzünde ilk bakışta fark ettiğiniz yıldızların oluşturduğu şekiller vardır. Gözlem yaptıkça gökyüzündeki daha fazla şekil ve bu şekilleri oluşturan gökcisimleri hakkında bilgi sahibi olursunuz. 

Gökbilim ve Uzay

2018 TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Lisans Öğrencileri Yaz Programı başvuruları 4 Mayıs’ta sona eriyor.

Gökbilim ve Uzay

Karanlık maddenin doğası bugün hâlâ tartışma konusu. Ancak fizikçilerin çoğunun üzerinde anlaştığı bir nokta varsa o da karanlık maddenin gökadaların oluşumu açısından çok önemli olduğudur. 

Gökbilim ve Uzay

Yıldırım bir uçağa çarptığında hiç zarar vermeyebileceği gibi ciddi hasarlara da yol açabilir. Yıldırımların sebep olduğu son kaza 1988 yılında meydana geldi. Sonraki yıllarda ise yıldırımların uçaklar üzerinde etkilerinin belirlenmesi sayesinde etkin koruma teknikleri geliştirildi.

Gökbilim ve Uzay

2014’ten beri düzenlenen ODTÜ Bilim Günleri bu yıl 28-28 Nisan’da gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler Samanyolu’nun merkezindeki devasa karadeliğin etrafında onlarca karadelik keşfetti. Sonuçlar, yıllar önce öne sürülmüş, çok büyük kütleli karadeliklerin binlerce karadelik tarafından çevrelendiğini öne süren bir kuramı destekliyor. Dr. Charles J. Hailey ve arkadaşlarının konu hakkında yazdığı makale Nature’da yayımlandı.

Gökbilim ve Uzay

Güneş ışığı beyazdır fakat içinde birçok farklı rengi barındırır. Bu farklı renkleri, beyaz ışığı bir prizmadan geçirdiğimizde ya da bir gökkuşağı oluştuğu sırada görebiliriz. Güneş’ten gelen beyaz ışık Dünya atmosferinde yol alırken birçok parçacıkla çarpışarak saçılır.

Gökbilim ve Uzay

Ankara Üniversitesi Kreiken Rasathanesi her yıl olduğu gibi bu yıl da kapılarını 7'den 77'ye tüm  gökyüzü meraklılarına açıyor. 21 Nisan’da başlayacak Halk Günü etkinlikleri ekim ayı sonuna kadar devam edecek ve ayda bir gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Uluslararası bir araştırma grubu yeni bir ötegezegen keşfetti. K2-229b adı verilen, Dünya’ya yaklaşık 340 ışık yılı mesafedeki gezegenin çok yoğun bir çekirdeğe sahip olması bakımından Merkür’e benzediği belirtiliyor. 

Gökbilim ve Uzay

Dünya üzerindeki bir noktanın konumunu enlem ve boylam bilgilerine göre veririz. Peki, gökcisimlerinin örneğin yıldızların, gezegenlerin ve uyduların gökyüzündeki konumlarını nasıl belirleyebiliriz?