Skip to content Skip to navigation

Samanyolu Gökadası’nın Atomlarının Yarısı Diğer Gökadalardan Gelmiş

Dr. Tuba Sarıgül
19/09/2017 - 16:05

Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Samanyolu gibi büyük gökadalar sahip oldukları atomların yaklaşık yarısını, gökadalar arası madde transferi yoluyla, başka gökadalardan alıyor.

Gökadalar, evrendeki maddenin Büyük Patlama’dan sonra kozmik ölçekte nasıl düzenlendiği hakkında önemli bilgiler sağlıyor. Bu nedenle bilim insanları gökadaların nasıl oluştuğu sorusunun cevabını bulmak için araştırmalar yapıyor.

Büyük Patlama’dan sonra atomların kütleçekim etkisiyle bir araya gelmesiyle ilk yıldızlar ve ardından ilk gökadalar oluşmuştu. Bugün de gökadalar birleşerek yeni gökadaları oluşturabiliyor. 

NASA - Fotoğrafta, Dünya’dan yaklaşık 140 milyon ışık yılı uzaktaki Arp 299 sisteminde birleşen iki gökada görülüyor.

Gökadalardaki maddelerin kaynaklarından biri güçlü süpernova patlamalarıdır. Ömrünün sonuna gelen yıldızlar süpernova olarak patlarken, yıldızdan arta kalan maddeler uzaya dağılır. Süpernova patlaması yeterince güçlüyse, bu maddeler süpernova patlamasının gerçekleştiği gökadadan çıkıp gökadalar arası uzaya ulaşabilir. Gökadalar arası uzayda saniyede birkaç yüz kilometre hızla hareket eden bu parçacıkları, başka bir gökada kütleçekim etkisiyle yakalayabilir.

Northwestern Üniversitesi’nden Claude-André Faucher-Giguère ve arkadaşları Büyük Patlama’dan sonra oluşan gökadaların zamanla nasıl değişim geçirdiğini anlamak için atomların izlerini takip etmeye karar verdi. Araştırmacılar bu amaçla bir modelleme geliştirdi. Kullanılan modellemede süpernova patlamaları sonucu yayılan maddelerin daha önce tahmin edilenden çok daha hızlı hareket edebileceği anlaşıldı.

Gökadalar arası madde transferi özellikle büyük gökadalar için hayli önemli. Araştırmacıların kullandığı modelleme, 100 milyardan fazla yıldız içeren büyük gökadaların sahip oldukları maddelerin yaklaşık yarısını gökadalar arası madde transferiyle aldığını gösteriyor.

Araştırmacılar Samanyolu Gökadası’nın sahip olduğu atomları, 160.000 ve 200.000 ışık yılı uzağındaki Büyük ve Küçük Macellan bulutlarından almış olabileceğini düşünüyor.

 

Evrenin kronolojisi

Bilim ve Teknik

Büyük Patlama’nın ilk anlarında evren çok sıcak ve yoğundu.

Evren soğumaya başladıkça maddenin yapı taşı olan temel parçacıkların (örneğin kuarklar ve elektronlar) oluşması için uygun koşullar ortaya çıkmaya başladı.

Büyük Patlama’dan saniyenin milyonda biri kadar zaman sonra kuarklar protonları ve nötronları oluşturmak üzere bir araya geldi.

Büyük Patlama’dan birkaç dakika sonra protonlar ve nötronlar bir araya gelerek çekirdeği oluşturdu. İlk oluşan atom çekirdekleri hidrojen ve döteryumdu. Daha sonra döteryum çekirdekleri birleşerek helyum çekirdeklerini oluşturdu.

Bu sırada evren soğumaya ve genişlemeye devam ediyordu. Büyük Patlama’dan 380.000 yıl sonra atom çekirdekleri elektronları tutmaya başladı ve ilk yüksüz atomlar oluştu. Bu sırada evren büyük oranda hidrojen ve helyum atomlarından oluşuyordu.

Büyük Patlama’dan 1,6 milyon yıl sonra elementler kütleçekim etkisiyle bir araya gelerek yıldızları oluşturmaya başladı. Yıldızların içindeki çekirdek tepkimeleri sonucu daha ağır elementler oluştu.

İlk yıldızların kütlesi Güneş’inkinden onlarca hatta yüzlerce kat daha büyüktü. İlk yıldızlar birkaç milyon yıl varlıklarını sürdürdükten sonra süpernova olarak patladı.

Süpernova patlamaları sonucu oluşan karadelikler birleşerek, birçok gökadanın merkezinde bulunan, daha büyük karadelikleri oluşturdu.

İlk gökadaların Büyük Patlama’dan yaklaşık 200 milyon yıl sonra oluştuğu tahmin ediliyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

NASA, Güneş’i incelemek amacıyla yeni bir sondayı 12 Ağustos'ta uzaya gönderdi. Sondanın görevini başarıyla yerine getirebilmesi için aşırı yüksek sıcaklıklarla baş etmesi gerekecek.

Gökbilim ve Uzay

Max Planck Gökbilim Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı, bilimsel yazında PDS 70 olarak adlandırılan genç bir yıldızın etrafında dolanan, yeni doğmuş bir gezegeni görüntülemeyi başardı.

Gökbilim ve Uzay

Ağustos ayında dört gezegen -Mars, Satürn, Jüpiter ve Venüs- Güneş’in batışından sonra doğudan batıya doğru sıralanmış halde gökyüzünde olacak.

Gökbilim ve Uzay

3-5 Ağustos tarihleri arasında Bursa Uludağ’da gerçekleştirilecek Astrofest 2018 etkinliğinin başvuruları devam ediyor.

Gökbilim ve Uzay

Tutulma denilince akla Ay ve Güneş tutulmaları gelse de bu başka gökcisimlerinde de görülebilen bir gök olayıdır.

Gökbilim ve Uzay

Dünya Ay’ın gölgesine girdiğinde Güneş tutulması, Ay Dünya’nın gölgesine girdiğinde ise Ay tutulması gerçekleşir. Tutulma olayını nasıl gördüğümüz nereden baktığımıza bağlı olarak değişir.

Gökbilim ve Uzay

Kızıl Gezegen Mars, 31 Temmuz’da 15 yıl aradan sonra Dünya’ya en yakın konumda olacak. Mars 27 Temmuz’da ise karşı konumda. Bu konumdayken Güneş, Dünya ve Mars aynı hizadadır ve Dünya Güneş ile Mars arasında bulunur.

Gökbilim ve Uzay

21 Haziran yaz gündönümü yani gündüz süresinin en uzun, gece süresinin en kısa olduğu zaman.

Gökbilim ve Uzay

NASA, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) kuantum fiziği deneylerinin yapılacağı bir Soğuk Atom Laboratuvarı kurmaya hazırlanıyor. Laboratuvar, kurulumu tamamlandığında evrenin bilinen en soğuk yeri olacak.

Gökbilim ve Uzay

Gökbilime biraz da olsa ilgi duyuyorsanız sizin de gökyüzünde ilk bakışta fark ettiğiniz yıldızların oluşturduğu şekiller vardır. Gözlem yaptıkça gökyüzündeki daha fazla şekil ve bu şekilleri oluşturan gökcisimleri hakkında bilgi sahibi olursunuz.