Skip to content Skip to navigation

Satranç - Şubat 2020

Kıvanç Çefle
03/02/2020 - 18:21

Sevgili gençler,

Önce ocak ayında sorduğumuz problemin çözümüne bakalım:

Erich Brunner
Deutsche Schachblatter, 1936
Beyaz oynar, üç hamlede mat eder.

Çözüm:

1.Kg6! (2.Fc6 mat)
1...Fa4 2.Kff6 (3.Kd6 mat)
2...Af5 3.Kxf5 mat; ya da  2...Şe5 3.Kf5 mat.

Hatırlarsanız önceki yazımızda size Brunner-Turton ikilemesini bir örnekle tanıtmıştık. Bu problemde de beyaz 1. Kg6 2. Kff6 ile Brunner-Turton ikilemesi gerçekleştiriyor.

 

Sıra bu ayki örneğimizde:

Franz Palatz
La Renaissance, 1931

Beyaz oynar, üç hamlede mat eder.

Çözüm:

1. Vf5! ve arkasından 2. Fe4 3. Vg6/h7 mat.

Burada da bir ikileme gördük. Peki, beyaz aynı manevranın benzerini 1. Fd1 ve 2.Fc2 ile yapamaz mıydı? Burada da 3. Vg6/h7 mat önlenemez gibi görünüyor. Aradaki fark ne? Beyaz kendi taşlarına manevra yaptırırken elbette siyah da boş durmayacak. 1. Fd1 e2! 2. Fc2 e1=V+! ve siyah şah çekerek vezir çıktığından üç hamlede mat tamamlanamaz. Yukarıdaki çözümde ise e4 karesine gelen fil siyahın “e” dikeyi üzerinden şah çekmesini önlüyor. Yani koruyucu (profilaktik) bir hamle.

Buradaki ikilemenin de farklı bir yönü var. Önce kuvvetli olan taş rakip şaha yaklaşacak şekilde kritik bir karenin (e4) ötesine geçiyor. Zayıf olan taş (fil) ikinci hamlede kuvvetli taşın arkasına yerleşiyor. İşte ikilemenin bu çeşidine de “Zepler ikilemesi” deniyor. Hatırlarsanız, Turton ikilemesinde ilk hamlede kritik karenin ötesine geçen taş daha zayıf olandı.

Bakalım aşağıdaki problemi çözebilecek misiniz? Bir ay sonra görüşmek üzere…

Franz Palatz, 1930

Beyaz oynar, üç hamlede mat eder.

 

Çözümünüzü göndermek için tıklayın.

 
Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Kıvanç Çefle, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi öğretim üyesidir. Boş zamanlarında satranç problemleri kurmaktadır. Bunlardan bazıları önemli uluslararası problem dergilerinde yayımlanmıştır.
 
 

İlgili İçerikler

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz duyu organlarımız aracılığıyla çevreden bilgi toplar ve hafızaya kaydeder. Bu bilgiler de çevreyi algılama, problem çözme ve davranış geliştirme gibi işleri gerçekleştirmek için kullanılır. Bilgileri bazen anlık olarak, bazen kısa, bazen de uzun süre hafızamızda tutarız.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Aralık 2019 probleminin çözümüne ve Ocak 2020 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Yeni doğan bebeklerde görülen genetik sağlık sorunlarından biri, sinir hücrelerinin etrafında miyelin kılıfın olmamasıdır. Sinir hücrelerinin işlevlerini yerine getirmesine yardımcı olan bu koruyucu kalkan olmadan doğan bebeklerin el ve ayaklarında kısmi felç ortaya çıkabilir.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Kasım 2019 probleminin çözümüne ve Aralık 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

San Francisco’daki Kaliforniya Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacı, insanların hiçbir sağlık sorunu yaşamadan az uykuyla yetinebilmesini sağlayan bir genetik mutasyon keşfetti.

Beyin ve Sinir Bilim

Heyecanlandığımızda ya da kaygılandığımızda beynimizdeki amigdala bölgesi, tıpkı bir tehlike ile karşılaştığımızdakine benzer şekilde, stres-heyecan sistemi olarak da bilinen sempatik sinir sistemini etkinleştirir ve adrenalin salgılamaya başlar.

Beyin ve Sinir Bilim

Satranç köşesinde bu ay Ekim 2019 probleminin çözümüne ve Kasım 2019 problemine yer veriyoruz. 

Beyin ve Sinir Bilim

Beynimiz hiç mola vermez, sürekli çalışır. Hayati fonksiyonları düzenler, çevreden algılanan uyarıları değerlendirir ve bilişsel becerilerden sorumludur. Beynimizde farklı işlevler için farklı sinir hücreleri vardır. Hafıza da özel bir grup sinir hücresinin yeniden etkinleşmesiyle oluşur. Peki, bu özel sinir hücrelerini diğerlerinden ayıran nedir?

Beyin ve Sinir Bilim

Anılar ve yaşam tecrübeleri sanki ayrılmaz ikililermiş gibi görünür. Ancak bir grup araştırmacı, yakın zamanlarda Nature Neuroscience’ta yayımladıkları bir makalede, beyinlerindeki sinir hücrelerini uyararak laboratuvar hayvanlarının zihninde yapay anılar oluşturmayı başardıklarını açıkladı.

Beyin ve Sinir Bilim

Bazı resim ya da fotoğraflara baktığımızda onları aslında olduklarından farklı şekilde algılarız. Görsel yanılsama ya da optik illüzyon adı verilen bu olay ışık, objenin rengi ve deseni gibi faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Yani bir anlamda beynimiz kandırılır.