Skip to content Skip to navigation

Sinemada Özel Efektler: 1915-1925 Yılları Arasında Film ve Animasyon Endüstrisinin Yükselişi

Dr. Vedat Güntay
31/01/2019 - 08:47

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından film endüstrisinde değişim ve gelişim süreci olarak adlandırılan 1920’li yıllar başladı. 1940’lı yıllara kadar devam eden süreçte, hareketli görüntü olarak isimlendirilen film yapımında, yeni özel efekt tasarım teknikleri ve yapım yöntemleri ortaya çıktı. Bu yenilikler yalnızca film alanında değil, animasyon ya da canlandırma olarak tanımlanan alanda da farklı icatları ve ilkleri de beraberinde getirdi. Film yapımcıları sanatsal ve teknik kısıtlamaları bu dönemde aşarak, daha önceki dönemde bu alana katkı sağlayan öncülerin on yıllık dönem içinde sinemaya kazandırdığı ve hikâye anlatımında sıklıkla kullanılan özel efekt tasarımını daha da geliştirdiler. ABD’deki Hollywood yapımcıları, film yapım sürecinin olmazsa olmazlarından kamera ve ışık ekipmanlarını daha verimli ve hızlı bir şekilde kullandılar.

1920'lerdeki Bell & Howell marka kamera reklamı

1910’lu yılların başında animasyon sanatçısı Max Fleischer, karakter hareketlerini daha hızlı çizmek istedi ve kardeşleri ile birlikte hareketli görüntü üzerine nesne hareketlerini kare kare çizerek 1915’te patentini aldığı ve “rotoskopi” olarak tanımlanan tekniği icat ettiler. O yıla kadar yapılan animasyonlardaki nesne ve karakterlerin hareketleri doğal ve akıcı görünmüyordu. Bir animasyon tekniği olarak ortaya çıkan rotoskopi o yıllarda elle kare kare çizim yapılan zahmetli bir uygulama iken, günümüzde bilgisayar teknolojileri yardımıyla çekilen ve gişe rekorları kıran filmlerin yapımında animasyon ve görsel efekt tasarımcıları tarafından kullanılıyor. Max Fleischer’in ilk animasyon karakteri Palyaço Koko, rotoskopi tekniğiyle hayat buldu. Evrensel bir karakter oluşturmak isteyen Fleischer, pandomim (sözsüz oyun) aracılığıyla izleyiciyle iletişim kuran palyaço benzeri bir figür yarattı. Bu, görüntüde aşırı metin kullanma ihtiyacını ortadan kaldırmanın yanı sıra rotoskopi tekniğinin gelişimine de katkı sağladı.

Max Fleischer’in ilk animasyon karakteri Palyaço Koko

Max Fleischer, Temel Reis ve Superman gibi ünlü animasyon karakterlerini rotoskopi tekniğiyle yarattı. Fleischer Stüdyoları, ayrıca, rotoskopi ile ürettiği görüntülere hem müzik hem de ses ekleyerek izleyicilere sunan ilk animasyon şirketiydi. Bu zaman dilimi sadece sinemanın değil animasyon sanatının da giderek güçlendiği, özellikle bazı sanatçıların filmlerde hayali hikâyeler ve durumlar yaratmak için animasyonları kullandığı bir dönemdi. Çizgi roman sanatçısı Émile Cohl kısa filmi Fantasmagorie için basit el çizimleri yaptı, yüzlerce çizimi filme aldı ve tamamen animasyonlu karikatürler oluşturdu. 1914 yılında Winsor McCay tarafından yaratılan Dinozor Gertie, kişilik kazandırılan dinozor karakteri olarak ilk defa bir çizgi filmde gösterildi. Çizgi film alanında günümüze de damgasını vuran Walt Disney Animasyon Stüdyosu 1923 yılında Walt Disney tarafından kuruldu.

Winsor McCay tarafından yaratılan Dinozor Gertie karakteri

Film endüstrisinin ilk günlerinden bu yana yapımcılar, film sahnelerini küçük model ve nesneler kullanarak tasarladıkları özel stüdyolarda çektiler. Çünkü çekim mekânlarını yerinde görüntülemek hem pahalıydı hem de pratik değildi. Özel efekt tasarımcıları zamanla bu nesne ve modelleri kullanarak sahne oluşturmada kendilerini geliştirdiler. Binbir Gece Masalları’ndan esinlenilerek çekilen 1924 yapımı Bağdat Hırsızı filmi, göz kamaştırıcı zengin özel efekt sahneleri ile doludur. Bazı sahneleri çok iyi bir şekilde sahnelenen filmde özellikle uçan halı sekansı, özel efekt tasarımcılarının o zamanın üretim tekniklerini kullanarak tasarladıkları çok büyük setlerde çekildi.

Bu yazımızda 1915-1925 yılları arasında üretilen animasyon filmlerine, icat edilen tekniklere, film ve animasyon endüstrisinin yükselişine yer verdik. Gelecek yazımızda 1925 yılı ve sonrasında film endüstrisinin 1940’lı yıllara kadar uzanan döneminde yaşanan gelişmeleri ele alacağız.

 

Yazar Hakkında:
Dr. Vedat Güntay
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü
1

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

24 Temmuz - 9 Ağustos 2020 tarihlerinde Japonya’da düzenlenecek 2020 Tokyo  Yaz Olimpiyat Oyunları’nın madalyaları geri dönüşümlü elektrikli aletl

Sosyal Bilimler

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde temmuz ayında seyahat anılarınızı fotoğraflarınıza yansıtmanızı istemiştik. Bu süreçte #Seyahat etiketiyle Bilim Genç’te paylaştığınız fotoğraflar Bilim Genç ekibi tarafından değerlendirildi. Seçilen fotoğraflar aynı zamanda Instagram’da, Twitter’da ve Facebook’ta Bilim Genç okurları tarafından oylandı.

Sosyal Bilimler

6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima şehrine atom bombası atıldığında Sadako Sasaki 2 yaşındaydı. 11 yaşında halk arasında “atom bombası hastalığı” denilen kan kanseri teşhisi kondu. Sadako yaşama dileğinin gerçekleşmesi için kâğıttan turnalar yapmaya başladı.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK Bilim, Özel, Hizmet ve Teşvik Ödülleri ve 2019 Yılı Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü sahiplerini buldu. TÜBİTAK tarafından bu yıl 4 Bilim Ödülü, 11 Teşvik Ödülü ile Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü verildi.

Sosyal Bilimler

Bilim Genç olarak ağustos ayında objektiflerinizi çevrenizdeki tarihî mekânlara odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #TarihiMekanlar etiketini eklemeyi unutmayın. 

Sosyal Bilimler

936 ile 1013 yılları arasında Endülüs’te yaşayan Ebü’l Kasım Halef bin Abbas Zehrâvî isimli müslüman bilgin, Et-Tasrif isimli tıp ansiklopedisinin cerrahiye ayırdığı bölümlerde 200’den fazla cerrahi aleti resimli olarak açıklamıştı.

Sosyal Bilimler

Vücudumuzu zinde tutmanın en iyi yollarından biri spor yapmak. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” atasözü, spor yapmanın kültürümüzde ne kadar önemli bir yeri olduğunun kanıtı. Peki, bizden yüzyıllarca önce yaşayanlar hangi sporları, niçin yapıyordu?

Sosyal Bilimler

Birçoğumuz tatilin başlamasıyla birlikte uçakla, otomobille, trenle ya da otobüsle yola çıktık.

Sosyal Bilimler

Picasso gibi ressamların şaheserlerinin altındaki gizli resimleri ortaya çıkarmak ancak bilimsel yöntemlerle mümkün. Gizli sanat eserlerini keşfetmeye çalışan araştırmacılar dijital görüntüleme ile spektroskopik yöntemleri bir araya getiriyor.

Sosyal Bilimler

Hayranlıkla baktığımız tablolar çoğu zaman tek bir seferde ortaya çıkmaz. Sanatçılar, genellikle işe bir eskiz çizerek başlar. Ancak tablonun yapım aşamasında bazen fikir değiştirip planda olmayan figürler ekler ya da önceden planladıkları figürleri çıkarırlar. Bazen de boyamaya başladıkları bir figürün yerini ya da biçimini değiştirirler.