Skip to content Skip to navigation

Sıvılar Uzayda Nasıl Hareket Eder?

Dr. Tuba Sarıgül
15/01/2018 - 16:51

Yayım hakkı: NASA

Dünya’nın kütleçekimi sıvıların hareketini önemli ölçüde etkiler. Bu nedenle sıvılar Dünya’da ve ağırlıksız bir ortamda, örneğin Uluslararası Uzay İstasyonu’nda farklı şekillerde davranır. Sıvıların hareketini etkileyen diğer bir etki moleküller arası kuvvetlerdir.

Dünya üzerinde yerçekiminin etkisi moleküller arası kuvvetlerin etkisini yener. Bu nedenle yeryüzünde sıvılar Dünya’nın kütleçekim kuvveti doğrultusunda hareket eder. Ancak uzaydaki ağırlıksız ortam koşullarında moleküller arası kuvvetler belirgin olmaya başlar.

 

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda astronotların ellerini yıkadıkları ya da ıslak bir havluyu sıktıkları sırada suyun nasıl hareket ettiğini gösteren görüntüleri izlemiş olabilirsiniz.

Ağırlıksız ortam koşullarında sıvılar yüzey geriliminin etkisiyle küresel bir şekil oluşturur. Sıvı moleküllerinin aralarındaki çekim kuvveti nedeniyle her molekül çevresindeki diğer moleküller tarafından eşit miktarda çekilir. Ancak sıvının yüzeyindeki moleküllere etki eden çekim kuvveti dengeli değildir. Bu nedenle ağırlıksız ortamda sıvılar, yüzey alanı en küçük olan, küresel şekilde bulunur. Ağırlıksız ortamda kap içindeki bir sıvının küresel damlacıklar şeklinde mi dağılacağı yoksa tamamen kabın yüzeyine mi yayılacağı ise sıvıyı oluşturan moleküllerin aralarındaki çekim kuvveti (kohezyon) ile farklı moleküller -örneğin sıvı ile kabın yüzeyi- arasındaki çekim kuvvetinin (adezyon) büyüklüğüne bağlıdır.

Yayım hakkı: NASA

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Scott S. Sheppard, David Jewitt ve Jan Kleyna, Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yaptıkları gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusunu keşfetti. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Türkiye’de tasarlanıp üretilen ilk yer gözlem uydusu olan RASAT, sekiz yıldır Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanarak görüntü almaya devam ediyor. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) mühendisleri tarafından tasarlanıp büyük ölçüde ülkemizde üretilen RASAT, 17 Ağustos 2011’de Rusya’daki Yasny Fırlatma Üssü’nden uzaya fırlatılmıştı.

Gökbilim ve Uzay

Gezegenler yıldızların, uydular da gezegenlerin etrafında dolanır. Peki büyük uyduların küçük uydulara sahip olması da mümkün müdür? Eğer bu tür “altuydular” sadece etrafında dolandıkları uydunun kütleçekimi etkisinde hareket etseydi cevap kesinlikle evet olurdu.