Skip to content Skip to navigation

Sürücüsüz Otomobillere Doğru

Dr. Tuba Sarıgül
22/08/2014 - 10:34

Nissan

Geleceğin otomobillerinin sürücüye ihtiyaç duymayan otonom araçlar olacağı düşünülüyor. Ancak her geçen gün daha gelişmiş özellikler kazanan sürüş destek sistemleri bu teknolojinin öncüsü kabul edilebilir.

Sürücüsüz otomobillerin diğer bir deyişle otonom araç teknolojilerinin trafik kazalarını, bu kazalardaki can kayıplarını, trafik sıkışıklığını, yakıt tüketimini ve araçların sebep olduğu çevre kirliğini azaltabileceği düşünülüyor. Bunların yanı sıra yaşlıların ya da engellilerin daha kolay hareket edebilmesini sağlayan bu teknolojinin sosyal yaşamımızı kolaylaştıran etkileri de olabilir. Sürücüsü olmayan bir otomobili bir gün yollarda görebileceğimiz fikri şu an çok gerçekçi gelmese de sürüş destek sistemleri sürücüsüz araç teknolojilerini şekillendirmeye başladı bile.

Sürüş destek sistemleri yayaları algılayabiliyor, trafik ışıklarını ayırt edebiliyor. Araç üzerindeki yolun yüzeyi ve şerit çizgisi arasındaki farkı algılayabilen kameralar sayesinde sistem, araç şeritten çıkmaya başladığında sürücüyü uyarıyor ve aracın şeritte kalmasını sağlıyor. Ayrıca aracın ön kısmına yerleştirilen sensörler öndeki aracın hızını ve uzaklığını belirleyerek arkadan çarpma ihtimalinin olduğu durumda sürücüyü sesli ve görüntülü olarak uyarıyor. Eğer sürücü yeterince güçlü bir şekilde frene basmazsa sistem doğru fren basıncını ayarlıyor. Sürücünün frene basmadığı durumda, sistem çarpışmayı önlemek ya da çarpışmanın etkisini en aza indirmek için otomatik olarak frene basıyor.

Genellikle aracın hareket yönündeki araçları ya da engelleri dikkate alan sürüş destek teknolojilerinde karşılaşılan önemli sorunlardan biri yayalar ve bisikletliler. Çünkü yolda hangi yöne doğru hareket edeceklerinin öngörülmesi hayli zor. Yayaların ve bisikletlilerin aracın hareket yönüne doğru hareket etmesi sonucu oluşabilecek tehlikelerin öngörülmesi olumsuz sonuçlara yol açabilecek kazaların önlenmesine katkıda bulunabilir. Araştırmacılar bu amaçla yayaları ve bisikletlileri algılayıp, hareketlerini değerlendirerek muhtemel çarpışmayla ilgili risk analizi yapan sistemler geliştiriyor.

Her geçen gün yeni özellikler kazanan sürüş destek sistemleri için araştırmacılar, sadece trafik ışıklarını değil trafik levhalarını da ayırt edebilen, levhaların üzerindeki yazıları algılayabilen, yoğun sis ve aydınlatmanın zayıf olduğu durumlarda görüşü kolaylaştıran, yoldaki çukurları tespit edip çukurlardan nasıl kaçabileceği konusunda sürücüyü yönlendiren daha gelişmiş ve akıllı uygulamalar üzerinde çalışıyor.

Nissan

Trafik kazalarının yaklaşık %90’ı sürücü hatalarından kaynaklanıyor. Sürüş destek sisteminde ise aracın etrafındaki kameralar ve sensörlerden gelen veriler, bu sistemde kullanılan yazılım sayesinde eşzamanlı olarak değerlendirilerek sürüş güvenliğini önemli oranda arttıran önlemler alınabiliyor.

Bu teknolojinin en önemli aşaması bu verilerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi ve aracın bu verilere göre doğru bir şekilde tepki vermesi. Bilgisayar mühendisleri ve yapay zekâ alanında çalışan bilim insanları bu amaca uygun yazılımlar geliştiriyor. Yapay zekâ bilgisayar temelli yöntemler kullanarak kendi kendine karar verebilen, deneyimlerinden öğrenebilen, planlama yapabilen ve sorun çözebilen akıllı sistemlerin nasıl geliştirilebileceği üzerine yoğunlaşan bir alan. Bilgisayarlar son yüzyılda hayatımızı değiştirdi ve yapay zekâ uygulamalarının gelecekte bu dönüşümü hızlandırabileceği düşünülüyor.

İlgili İçerikler

Teknoloji

Sinemada Rönesans (yeniden doğuş) dönemi olarak adlandırılan 1970’li yıllarda, sinema tarihine damgasını vuran filmler vizyona girdi. Bu dönemdeki teknolojik buluşlar, görsel efekt tasarımı alanında yeni tekniklerin ve yöntemlerin geliştirilmesine imkân sağladı ve bu yıllarda çekilen filmlerin başarılı olmasında ve sinemanın eski canlılığını kazanmasında önemli rol oynadı.

Teknoloji

Dünyanın en büyük havacılık festivallerinden biri olan TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarının başvuruları başladı. 23 farklı kategoride düzenlenecek yarışmalar için son başvuru tarihi 28 Şubat.

Teknoloji

Haberleşme sistemleri alanında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları sebebiyle TÜBİTAK 2019 yılı Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Erdal Arıkan ile 5G teknolojisi ve “kutupsal kodlama” ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Teknoloji

Vermont ve Thuft üniversitelerinde çalışan bir grup araştırmacı kurbağa embriyolarından alınan kök hücreleri kullanarak canlı robotlar üretti. Dr. Sam Kriegman ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Proceedings of The National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Teknoloji

16. TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları başvuruları başladı. Başvurular 2 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren challenge.tubitak.gov.tr adresinden çevrimiçi olarak yapılacak.

Teknoloji

Günümüzün en dikkat çekici teknolojik gelişme alanlarından biri otonom sürüş teknolojileri. Bu dönemde geliştirilen otonom araçların öndeki araçla mesafeyi uygun değerde sabit tutmak, bulunulan şeridi takip etmek gibi işlevleri yerine getirmesi bekleniyor. 

Teknoloji

2020’de ismini en çok duyacağımız gökcismi muhtemelen Mars olacak. Mars’ın yüzeyine araç indirmeyi planlayan çeşitli uzay ajansları var. NASA, Mars 2020 aracıyla gezegenin yüzeyinden taş örnekleri toplamayı ve daha sonraları yapılması planlanan başka bir görevle de bu örnekleri Dünya’ya getirmeyi planlıyor.

Teknoloji

Elon Musk ağustos ayında Tesla elektrikli araçların bataryalarının 1,5 milyon kilometreden fazla dayanabileceğini söylemişti. Kanada’daki Dalhousie Üniversitesinde çalışan araştırmacıların geliştirdiği lityum iyon batarya teknolojisi 20 yıldan ya da 1,5 milyon kilometreden fazla sorunsuz çalışabiliyor.

Teknoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülen 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı proje başvuruları başladı. Başvurular 26 Kasım – 30 Aralık 2019 tarihleri arasında devam ediyor.

Teknoloji

Bisiklet sürüyorsunuz ve saati kontrol etmeniz gerekti. Kolunuzdaki saate ya da cep telefonunuza bakmadan saati elinizin üzerine yapıştırdığınız bir çıkartma üzerinden okumak ister miydiniz? Çin’deki Nanjing Üniversitesi ve Lanzhou Teknik Üniversitesinden bilim insanları insan cildine yapışabilen, esnek çıkartma şeklinde bir saat geliştirdi.