Skip to content Skip to navigation

Teknoloji Transferi

Dr. Tuba Sarıgül
13/02/2014 - 14:06

Günlük hayatta kullandığımız pek çok teknolojinin temelleri farklı alanlarda atılıyor. Motor sporlarının en ilgi çekici dallarından biri olan ve ileri teknoloji uygulamalarının kullanıldığı Formula 1 için geliştirilen pek çok teknoloji de başka alanlarda kullanılıyor.

Araba yarışları pek çok insan için kazanma hırsından ve heyecan kaynağından başka bir şey ifade etmiyor. Ancak Formula 1’de geliştirilen araçlar hayli karmaşık ve mühendislerin daha hızlı bir araç üretmek için sürekli yeni tasarımlar ve teknolojiler geliştirmesi gerekiyor. Bir Formula 1 aracı binlerce parçanın bir araya gelmesiyle oluşuyor. Sadece motorda bile 6000 farklı parça ve 8000 farklı elektronik bileşen var. Dolayısıyla bir yarış esnasında pek çok aksaklık yaşanabilir. Bu yüzden araçlardaki bütün bu sistemlerin kontrol edilebilmesi için üzerlerine 100’den fazla sensör yerleştiriliyor. Bu sensörler sayesinde yaklaşık iki saat süren bir yarış sırasında saniyede 2-4 megabit veri aktarımı gerçekleştiriliyor. Araçtan elde edilen bu verilerin değerlendirilmek üzere yarış mühendislerine aktarılması telemetre adı verilen bir sistem ile yapılıyor.

Telemetre sisteminin temelleri uzay teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde atıldı. İnsanların uzaya ulaşma çabasında en önemli adımlardan biri olan uzay araçları ile yeryüzündeki kontrol merkezleri arasındaki iletişim bilgisayarlarla ve telemetre teknolojileriyle sağlanıyor. Telemetre sistemleri ile uzak ve ulaşılması zor noktalardan elde edilen veriler, bu bilgilerin değerlendirileceği merkezlere kablosuz iletişim yöntemleri kullanılarak aktarılıyor. Günümüzde bu teknoloji hava tahmini, motor sporları, tarım, sağlık, askerlik gibi birçok farklı alanda kullanılıyor.

Ancak verileri ölçmek ve ilgili merkezlere aktarmak yeterli değil. Formula 1 mühendislerinin bu çok büyük miktardaki veriyi anlamlı bir sonuç elde etmek üzere -örneğin lastiklerin ne kadar yıprandığını belirlemek veya motorun durumunu ya da yakıt tüketimini takip edebilmek için- değerlendirmesi de gerekli. Bu amaçla geliştirilen yazılımlar yarışların yanı sıra farklı alanlarda da kullanılıyor. Örneğin Formula 1’in en eski takımlarından McLaren tarafından geliştirilen yüksek hızlı veri analizi yazılımı, Birmingham Çocuk Hastanesi’ndeki yoğun bakım ünitesinde çocuk hastalarda yaşanan ani kalp durması problemleri için erken uyarı sistemi olarak kullanıldı. Kalp atım hızı, oksijen seviyesi, solunum gibi hayati fonksiyonlar hakkında elde edilen bilgilerin sürekli olarak kaydedildiği sistem sayesinde, verilerdeki küçük değişikliklere bakarak ileride yaşanabilecek problemler için öngörüde bulunmak mümkün. Böylece doktorlar, hastanın durumu hayati derecede kötüleşmeden önce yaklaşık 5 dakikalık bir zaman kazanabiliyor. Yoğun bakım ünitelerinde veriler genellikle uzun süre saklanmadan silinirken, bu sistemde sürekli olarak kaydediliyor. Böylece hastalar için bir veri tabanı oluşturuluyor ve bir hasta için normal olan değerlerin başka bir hasta için tehlike işareti olup olmadığı anlaşılabiliyor.

Formula 1, aslında otomobil üreticilerinin yeni teknolojiler geliştirmesi için bir laboratuvar ortamı. Örneğin birkaç yıldır Formula 1 pistlerinde gördüğümüz Kinetik Enerji Geri Dönüşüm Sistemi’nde (KERS), frenleme sırasında açığa çıkan ısı depolanıyor ve daha sonra aracı hızlandırmak için kullanılıyor. Bu çevreci sistem sık sık duran ve yeniden hareket eden şehir içi toplu taşıma araçlarında da kullanılabilir.

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) farklı alanlarda geliştirilen teknolojilerin hayatımızı kolaylaştırmak için de kullanılmasına katkıda bulunmak amacıyla bir teknoloji transfer programını uygulamaya koydu. Bu program sayesinde bugüne kadar uzay çalışmaları için geliştirilen 200 farklı teknoloji başka alanlarda da kullanıldı. Bu teknolojiler arasında Formula 1 sürücüleri için soğutma özelliğine sahip özel kıyafetler ve maden ocaklarındaki tünellerde oluşan çatlakları tespit edebilen radar uygulamaları da var.

Yayın hakları TED Conferences LLC'ye ait olan “Peter van Manen: Formula 1 yarışları bebeklere nasıl yardım edebilir?” videosu CC BY-NC-ND 3.0 lisansı ile kullanılmıştır.

İlgili İçerikler

Teknoloji

Sinemada Rönesans (yeniden doğuş) dönemi olarak adlandırılan 1970’li yıllarda, sinema tarihine damgasını vuran filmler vizyona girdi. Bu dönemdeki teknolojik buluşlar, görsel efekt tasarımı alanında yeni tekniklerin ve yöntemlerin geliştirilmesine imkân sağladı.

Teknoloji

Dünyanın en büyük havacılık festivallerinden biri olan TEKNOFEST’in teknoloji yarışmalarının başvuruları başladı. 23 farklı kategoride düzenlenecek yarışmalar için son başvuru tarihi 28 Şubat.

Teknoloji

Haberleşme sistemleri alanında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları sebebiyle TÜBİTAK 2019 yılı Bilim Ödülü’ne layık görülen Prof. Dr. Erdal Arıkan ile 5G teknolojisi ve “kutupsal kodlama” ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Teknoloji

Vermont ve Thuft üniversitelerinde çalışan bir grup araştırmacı kurbağa embriyolarından alınan kök hücreleri kullanarak canlı robotlar üretti. Dr. Sam Kriegman ve arkadaşları tarafından yapılan araştırma ile ilgili makale Proceedings of The National Academy of Sciences (USA)’da yayımlandı.

Teknoloji

16. TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları başvuruları başladı. Başvurular 2 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren challenge.tubitak.gov.tr adresinden çevrimiçi olarak yapılacak.

Teknoloji

Günümüzün en dikkat çekici teknolojik gelişme alanlarından biri otonom sürüş teknolojileri. Bu dönemde geliştirilen otonom araçların öndeki araçla mesafeyi uygun değerde sabit tutmak, bulunulan şeridi takip etmek gibi işlevleri yerine getirmesi bekleniyor. 

Teknoloji

2020’de ismini en çok duyacağımız gökcismi muhtemelen Mars olacak. Mars’ın yüzeyine araç indirmeyi planlayan çeşitli uzay ajansları var. NASA, Mars 2020 aracıyla gezegenin yüzeyinden taş örnekleri toplamayı ve daha sonraları yapılması planlanan başka bir görevle de bu örnekleri Dünya’ya getirmeyi planlıyor.

Teknoloji

Elon Musk ağustos ayında Tesla elektrikli araçların bataryalarının 1,5 milyon kilometreden fazla dayanabileceğini söylemişti. Kanada’daki Dalhousie Üniversitesinde çalışan araştırmacıların geliştirdiği lityum iyon batarya teknolojisi 20 yıldan ya da 1,5 milyon kilometreden fazla sorunsuz çalışabiliyor.

Teknoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülen 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı proje başvuruları başladı. Başvurular 26 Kasım – 30 Aralık 2019 tarihleri arasında devam ediyor.

Teknoloji

Bisiklet sürüyorsunuz ve saati kontrol etmeniz gerekti. Kolunuzdaki saate ya da cep telefonunuza bakmadan saati elinizin üzerine yapıştırdığınız bir çıkartma üzerinden okumak ister miydiniz? Çin’deki Nanjing Üniversitesi ve Lanzhou Teknik Üniversitesinden bilim insanları insan cildine yapışabilen, esnek çıkartma şeklinde bir saat geliştirdi.