Skip to content Skip to navigation

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri Portalı Yayında!

Nurulhude Baykal
15/04/2019 - 15:18

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı, 2014’ten beri yürüttüğü ve 40.000’den fazla öğrenciye ulaştığı TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ni tüm Türkiye’ye ulaştırmak için bir portal hazırladı.

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri ile bilim insanlarını öğrencilerle buluşturarak toplumda bilim farkındalığını ve popüler bilim okuryazarlığını artırmak hedefleniyor. Bu sayede gençlerin temel bilimler, sosyal bilimler, teknoloji, mühendislik, sanat ve tasarım konularına olan ilgilerini artırmak; bilimsel konuları, kavramları ve süreçleri alanında uzman bir konuşmacı bilim insanının deneyimlerinden yola çıkarak anlamalarına imkân sağlamak amaçlanıyor.

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’nde bilim insanları kariyerlerini, araştırma konularını, çalışma alanlarındaki yenilikleri ilgi çekici ve etkileşimli olarak öğrencilere aktarıyor. Böylece bilim insanları, bilimsel bir kariyerin nasıl şekilleneceği konusunda gençlere rol model oluşturabiliyor.

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’nde konuşmacı olmak isteyenlerin üniversitelerde öğretim üyesi olması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar, bilim ve sanat merkezleri, bilim merkezleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı gençlik merkezleri ve gençlik kampları ile Deneyap Teknoloji Atölyeleri ise TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ne ev sahipliği yapabiliyor.

TÜBİTAK Bilim Söyleşileri için başvurular belirli dönemlerde alınıyor. 2019 yılı bahar ve yaz dönemi için başvurular ise başladı. Konuşmacı olmak isteyen bilim insanları ve etkinliklere ev sahipliği yapmak isteyen kurumlar 25 Nisan 2019’a kadar TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ne başvurabilirler.

Başvuru ve ayrıntılı bilgi için TÜBİTAK Bilim Söyleşileri portalını ziyaret edebilirsiniz.

İlgili İçerikler

Biyoloji

İnsan Genom Projesi ile insanların gen haritasının çıkarılması pek çok gelişmeye kapı araladı. Bunlardan biri de genetik testler. Genetik testler kan, tükürük gibi vücut sıvılarındaki hücrelerden elde edilen DNA’nın incelenmesine dayanıyor.

Biyoloji

Dünyada bilinen örümcek türlerinin sayısı 43.000’den fazladır. Bu örümcek türlerinin birçoğu zehirli olmasına rağmen zehirleri insanı öldürücü nitelikte değildir. Fakat 30 kadar türün zehrinin insanlar için tehlikeli olabileceği düşünülüyor.

Biyoloji

İnsan genomunun sadece %2’lik kısmı protein kodlar. Kodlamayan DNA ise geriye kalan %98’lik kısmı ifade etmek için kullanılan terimdir. Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, kodlamayan DNA’daki mutasyonların otizme yol açabileceğini gösteriyor.

Biyoloji

Bilkent Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Özgür Şafak Şeker ile sentetik biyoloji ve genetiği değiştirilmiş biyosistemlerin oluşturulması amacıyla sürdürdüğü çalışmaları üzerine videolu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Biyoloji

Yapılan farklı araştırmalar karıncaların kendi vücut ağırlıklarının 10-50 kat fazlasını taşıyabildiklerini gösteriyor. Peki, karıncalar nasıl bu kadar kuvvetli olabiliyor?

Biyoloji

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tercih edildiği, su ve enerjinin verimli kullanıldığı, hava kalitesinin artırıldığı, geri dönüştürülebilen malzemelerden yapılan yeşil binalar içinde yaşayanların verimliliğini artıracak şekilde tasarlanıyor.

Biyoloji

İskorpitgiller takımında yer alan uçan kırlangıç balığı dünyada tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerde yaşar.

Biyoloji

Karbon, azot, fosfor, kükürt, hidrojen ve oksijen canlıların yapısında bulunan temel elementlerdir. Bu elementler ekosistemde sürekli olarak bir formdan başka bir forma dönüştürülür ve canlılar tarafından yaşamsal faaliyetler için tekrar tekrar kullanılır. 

Biyoloji

Türkiye doğasında zehirli ve zehirsiz birçok büyük mantar türü bulunuyor. Mantarların zehirli olup olmadığını anlamak ise hiç kolay değil. Çünkü aynı ortamda yaşayabilen mantarlar şekillerine, renklerine ve kokularına göre kolayca ayırt edilemezler.

Biyoloji

Hücrelerimizde genetik bilgiyi taşıyan molekül olan DNA’nın keşfinden bu zamana kadar hayli yol alındı. Bu yıl 66.’sı kutlanan 25 Nisan DNA Günü’nde, 1860’lardan bugüne kadar genler üzerinde yapılan araştırmalara ve bu alanda yürütülen büyük projelere göz atmaya ne dersiniz?