Skip to content Skip to navigation

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Lisans Öğrencileri Yaz Programı Başvuruları Başladı

Dr. Tuba Sarıgül
30/04/2018 - 15:21

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi

2018 TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Lisans Öğrencileri Yaz Programı başvuruları 4 Mayıs’ta sona eriyor.

2008’den beri gerçekleştirilen TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Lisans Öğrencileri Yaz Programı, lisans düzeyinde astronomi, astrofizik, uzay bilimleri ve teknolojileri alanlarında eğitim gören başarılı öğrencilere TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi'nde (TUG) bir hafta kalma ve yapılan araştırmalara katılma imkânı sağlıyor. Astronomi, uzay bilimleri ve teknolojileri ile ilgili en az bir ders almış 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin başvurabildiği program, 25 Haziran-18 Ağustos tarihleri arasında birer haftalık beş dönemde gerçekleştirilecek.

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Bakırlıtepe Yerleşkesi

Katılımcıların Antalya'ya seyahat masrafları, Antalya - Bakırlıtepe arası ulaşımları, gözlemevindeki konaklama ve yemek ihtiyaçları TUG tarafından karşılanacak. Programa kabul edilen öğrenciler TUG'un Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesi'ndeki yönetim binasında gerçekleştirilecek kısa bir tanışma ve bilgilendirme toplantısından sonra Bakırlıtepe Yerleşkesi'ne seyahat edecek. Öğrenciler burada gözlemevi koşullarında yapılan araştırma ve çalışmalara katılabilecek.

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi Lisans Öğrencileri Yaz Programı hakkında ayrıntılı bilgiye ve başvuru koşullarına buradan ulaşabilirsiniz.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Gökbilimciler önümüzdeki yıllarda Güneş ile ilgili araştırmaların altın çağının yaşanacağını düşünüyor. Hem yakın geçmişte hayata geçirilen hem de yakın gelecekte hayata geçirilmesi planlanan projeler sayesinde Güneş bugüne kadar eşi benzeri görülmemiş bir hassasiyetle incelenebilecek.

Gökbilim ve Uzay

1. TÜBİTAK Liseler Arası İnsansız Hava Araçları Yarışması’nın başvuruları başladı. Başvuru için son tarih 23 Mart 2020.

Gökbilim ve Uzay

5. TÜBİTAK Uluslararası İnsansız Hava Araçları Yarışması başvuruları başladı. Başvurular 23 Mart’a kadar devam edecek ve bu yıldan itibaren çevrimiçi olarak yapılacak. Yarışma 15 - 20 Eylül 2020 tarihleri arasında Gaziantep Alleben Göleti’nde gerçekleştirilecek.

Gökbilim ve Uzay

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Uluslararası Gökyüzü Gözlem Şenliği’nin başvuruları başladı. Başvurular 31 Mart’a kadar devam edecek. Etkinliğe bu yıl ilk defa yurt dışından da başvuru yapılabilecek. Şenliğe katılacak 1000 kişi nisan ayının ikinci haftasında kura ile belirlenecek.

Gökbilim ve Uzay

Şubat ayında Merkür ve Venüs, Güneş’in batışından sonra gökyüzünde. Mars, Jüpiter ve Satürn ise Güneş’in doğuşundan önce görülebilir. Merkür, şubat ayının ilk yarısında gün batımından sonra Venüs’le birlikte güneybatı ufkunun üzerinde görülebilir. Merkür, 10 Şubat’ta en büyük doğu uzanımı konumuna ulaşıyor. 

Gökbilim ve Uzay

1666 yılının Ocak ayında çevrenizdeki herkesin konuştuğu, Robert Hooke’un bitler, pireler ve benzer canlıların mikroskop altında görünümünü zengin görsellerle anlatan Micrographia kitabını almış olsaydınız muhtemelen yazarın araya sıkıştırdığı birkaç ilgisiz konuya bakıp şaşırabilirdiniz. 

Gökbilim ve Uzay

Çin’in Chang'e-4 uzay aracı geçtiğimiz yıl ocak ayında Ay’ın karanlık yüzüne iniş yaptı. Bugünlerde ise daha ileri bir teknolojiye sahip Chang’e-5 Ay’a yolculuk için gün sayıyor. Chang’e-5, Çin’in Ay’dan örnek getirmek üzere planlanan ilk uzay görevi.

Gökbilim ve Uzay

Nisan 2019’da ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başaran 200 kişilik ekipte yer alan Prof. Dr. Feryal Özel ile Bilim Genç ekibi olarak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Gökbilim ve Uzay

Erboğa Takımyıldızı’nın bir üyesi olan Proxima Centauri, Güneş Sistemi’ne en yakın yıldızdır. 2016 yılında gökbilim alanında yaşanan en önemli gelişmelerden biri, yıldızın etrafında dolanan bir gezegen keşfedilmesi olmuştu. Üstelik Proxima b adı verilen gezenin yaşama elverişli koşullara sahip olma ihtimali de var.

Gökbilim ve Uzay

Antik Çağ’ın Yunan filozoflarından ünlü matematikçi Pisagor, “Tellerin kıpırtısında geometri vardır, küreler arasındaki boşlukların hesaplanmasında da müzik” demiştir. Bundan dolayı, müzik aletlerindeki tellerin uzunluğu ile çıkardıkları sesler arasında bağlantı olduğunu öne süren ilk kişinin de MÖ 6. yüzyılda yaşayan Pisagor olduğu düşünülür.