Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Efsane Kuşu: Balık Baykuşu

Ayşenur Okatan
09/09/2019 - 14:48

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyunun tükendiğini düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Balık baykuşları genel olarak kızılımsı kahverengi ve sarımsı kahverengi renkte tüylere sahip kuşlardır. Sırt kısımlarında siyah ve koyu kahverengi şerit benzeri kalın kesikli tüyler bulunur. Karın kısımlarıysa sarımsı beyaz renkte tüylerle kaplıdır. Bu tüylerin arasında siyah veya koyu kahverengi renkte ince çizgiler bulunur. Balık baykuşlarının gözleri parlak altın sarısı, gagalarıysa soluk yeşilimsi gri renktedir. Kafaların üst kısmı düzdür. Kulakları büyüktür ve tüylerle kaplıdır. Boyları 55 cm, kanat açıklıkları ise 150 cm kadar olabilen büyük bir baykuş türüdür. Dişi balık baykuşları erkek balık baykuşlarından daha büyüktür.

Balık baykuşları alçak alanlardaki ovalarda bulunan ağaçlarda ya da göl veya nehir kıyılarındaki açık ormanlık alanlarda yaşar. Yuvalarını kayalıklardaki oyuklara, kurumuş ağaçlara ya da yırtıcı kuşların eski yuvalarına yaparlar. Genellikle geceleri avlanırlar fakat bulutlu havalarda gündüzleri de uçarlar.  Avlarını tünedikleri ağaçların ya da kayaların üzerinden gözetlerler.

Kurbağa, yengeç, kemiriciler ve sürüngenlerle beslenirler. Diğer baykuşlardan farklı olarak suyun yüzeyinde uçarak balık da avlarlar.

Balık baykuşlarının üreme zamanları kasım ayından mart ayına kadar sürer. Yoğunlukla ocak-şubat aylarında ürerler.

Balık baykuşları 40-50 yıl öncesine kadar Orta Doğu’da İsrail, Irak, Ürdün ve Lübnan gibi ülkelerde yaşıyordu. Ancak bu bölgelerde soylarının tükendiği biliniyor. Günümüzde ise Asya’nın güneyinde Hindistan, Sri Lanka, Pakistan ve Tayland’da yaşamlarını sürdürüyorlar. Türkiye’de ilk kayıtları 1800’lü yılların sonuna dayanan balık baykuşlarının 2010 yılına kadar Türkiye’de az sayıda görüldüğü biliniyor. 2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre sadece üç balık baykuşunun Akdeniz Bölgesi’nde yaşadığı tespit edildi.

Balık baykuşları Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Düşük Riskli” kategorisinde yer alması, tehdit altında olmadıklarını ve doğadaki nüfuslarının yüksek olduğunu gösterse de turizm faaliyetleri nedeniyle yaşam alanları daralıyor, insan etkisi sonucu akarsuların kirlenmesi sebebiyle de yaşam koşulları bozuluyor.

 

Kaynaklar:

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.

Biyoloji

ABD’deki Utah Sağlık Üniversitesinde çalışan bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar, Clostridia (20-30 ayrı bakteriyi içine alan bir sınıf) ba