Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Gece Avcıları Farekulaklı Yarasalar

Ayşenur Okatan
13/12/2018 - 11:47

Mağaralar, ağaç kovukları, madenler, tavan araları ve çatılar... Bunlar tünedikleri yerlerden sadece birkaçı. Geceleri avlanmalarının yanı sıra dünyadaki tek uçan memeli de onlar. Evet, yarasalar! Yarasalar da tıpkı inek, fare, kedi, tavşan, yunus gibi yavrularını emzirerek büyütür. Dünyada 900’ün üzerinde türü bulunan yarasaların 30’dan fazla türü Türkiye’de yaşıyor. Bu türlerden biri de bilimsel adları Myotis olan farekulaklı yarasalar.

Farekulaklı yarasaların farelerinkine benzeyen küçük kulakları vardır. Sırtları kahverengi, karın kısımları gümüşümsü veya beyaz renkli kürkle kaplıdır. Gözleri küçük ve burunları düzdür. Ön ayaklarının ikinci ve üçüncü parmakları arasındaki birleşik doku daha kolay uçmalarını sağlar.

Gün batımıyla tüneklerinden çıkan farekulaklı yarasalar gün doğumuna kadar dışarıda avlanır. Geceleri aktif olan bu avcılar kör olmamalarına rağmen görme duyuları çok gelişmemiştir. Gözlerinde özellikle gece avlanan birçok memelide bulunan tapetum lucidum adı verilen yapı bulunmaz. Bu yüzden geceleri avlanırken duyma yeteneklerini kullanırlar.

Farekulaklı yarasalar da diğer yarasalar gibi asılı halde uyur.

Farekulaklı yarasalar çoğunlukla böceklerle beslenir. Fakat bazı türleri balık da avlar. Geceleri avlanırken çevrelerini farklı frekanslara sahip sesler çıkararak algılarlar. Bu sesler cisimlere çarparak geri döner ve yankı oluşturur. Buna “ekolokasyon” denir. Yarasalar ekolokasyon yeteneklerini kullanarak avlarının büyüklüğünü, uzaklığını, yönünü, hızını ve yerini belirler. Ayrıca geceleri yönlerini de bu şekilde bulurlar.

Kış mevsiminin gelmesiyle yarasaların vücut sıcaklığı düşer ve metabolizmaları yavaşlar. Kış uykusunu geçirmek üzere uygun yer ararlar. Kasım-mart aylarını kış uykusunda geçirdikten sonra uyanırlar. Yaz aylarında tamamen aktif olan bu yarasalar eylül-ekim aylarında çiftleşirler.

Farekulaklı yarasalar genelde koloni halinde yaşar.

Yarasalar çok miktarda böcek tüketir. Hatta bazı türleri bir gecede 3000 böcek yiyebilir. Bu sayede böcek popülasyonunu dengede tutarlar. Dolayısıyla ekosistemin dengesi açısından büyük önem taşırlar.

Bazı yarasa türleri gün geçtikçe azalırken Türkiye’de yaşayan farekulaklı yarasalar, Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Asgari Endişe” kategorisinde yer alıyor.

 

Kaynaklar:

İlgili İçerikler

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.