Skip to content Skip to navigation

Türkiye’nin Gelengisi Avrupa Yer Sincabı

Ayşenur Okatan
18/02/2019 - 16:01

Yerel adı Trakya gelengisi olan Avrupa yer sincabı (Spermophilus citellus), Türkiye’de bulunan üç yer sincabı türünden biri. Memeliler sınıfında yer alan bu canlılar doğurarak çoğalır ve yavrularını sütle beslerler. Sincaplarla aynı aileden gelmelerine rağmen farklı yapıdaki kürk, kuyruk ve yaşam şekilleri onları sincaplardan ayıran en önemli özelliklerdendir.

Genellikle çayır ve otlakların bulunduğu açık arazilerde ya da bozkırlarda yaşarlar. Bazıları ise dağlık arazilerde yaşar.

Boyları 18-24 cm arasında değişen küçük canlılardır. Kürkleri sincaplarınkinden daha sert ve kabadır. Vücutlarının üst tarafı sarımtırak kahverengimsi veya sarımtırak siyah, alt tarafı sarımsı kirli beyaz, yan tarafları ise açık renktedir. Çeneleri ve gerdanları beyazdır. Başları uzunca, geniş ve üstten basıktır, alınları burunlarına doğru daralır. Kulakları küçük ve geriye doğru kıvrık şekildedir. Gözleri iri ve parlak siyah renkte olup etrafı halka şeklinde beyaz ya da sarımsı tüylerle kaplıdır. Ağızlarının sağ ve sol iç kısmında avurt adı verilen yanak torbaları bulunur. Bu torbaları topladıkları besinleri yuvalarına taşımak için kullanırlar. Ön ayakları arka ayaklarından kısadır, parmaklarının ucunda sivri ve keskin tırnaklar bulunur. Kuyrukları ise sincaplardan farklı olarak kısa, düz, yere paralel ve sık tüylüdür.

Avrupa yer sincaplarının en bilinen özelliği arka ayaklarının üzerine kalkıp etrafı kolaçan etmeleridir.

Sincaplardan farklı olarak yuvalarını ağaç üzerine değil yeraltına oyuk açarak yaparlar. Yuvalarını üremek, saklanmak, dinlenmek ve kış uykusuna yatmak için kullanırlar. Yaz aylarında beslenme alanlarına yakın kumsal arazilere geçici sığınak ve dinlenme yeri olarak kullandıkları yuvalar kurarlar. Çoğunlukla koloni halinde yaşarlar. Avcılardan korunmak için yuvalarını birbirine yakın yaparlar.

Avrupa yer sincapları koloni halinde yaşamalarına rağmen her yuva tek bir bireye aittir.

Gündüzleri yiyecek aramaya çıkarlar. Besinlerinin çoğunu farklı bitkilerin tohum, kök, yaprak, gövde ve çiçek kısımları oluşturur. Meyve, ceviz ve fındıkla da beslenirler. Besini yuvalarına tüketmek ve yavrularını beslemek için getirirler. Yuvalarında besin depolamazlar.

Eylül başlarında kış uykusuna yatan Avrupa yer sincapları mart ayında uyanırlar.  Genellikle nisan veya mayıs ayında bir defada 2-9 yavru doğururlar.

Yavrular bir yılda olgunlaşır.

Dünyada Kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’da yaşayan Avrupa yer sincabı Türkiye’de de İç Anadolu, Trakya ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde görülür. İstilacı bitki popülasyonunu dengede tutan bu tür, yırtıcı kuşlar için de besin kaynağıdır. Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan Kırmızı Liste’nin “Duyarlı” kategorisinde yer alması bu türün doğada yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Bunun sebepleriyse yaşam alanlarının tarım arazisine çevrilmesi ve bilinçsiz şehirleşme.

 

Kaynaklar:

 

İlgili İçerikler

Biyoloji

Kartallar, şahinler, doğanlar, deliceler, kerkenezler, atmacalar ve çaylaklar  Türkiye’de de sayılı türleri olan gündüz yırtıcılarıdır. Bu kuşlar yüksek strateji geliştirme yetenekleri, manevra kabiliyetleri, hızlı uçmaları ve avlarını çok uzak mesafelerden bile görebilmeleri ile her zaman insanların ilgi odağı olmuştur. Ancak ak çaylaklar bu yırtıcılar arasında en az bilinenidir. 

Biyoloji

Biyofloresan canlının ışığı soğurması ve farklı renkte tekrar yaymasıdır. Bu olay denizlerde ve karalarda yaşayan bazı canlı türlerinde görülen biyolüminesans olayından farklıdır. Biyofloresan, canlıların derilerinde veya dokularında bulunan ve ışığı soğuran proteinler sayesinde gerçekleşir.

Biyoloji

Oxford Üniversitesinden bilim insanları, şempanzelerin yüzlerini tanımak ve onları doğal yaşam ortamlarında izlemek için yeni bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Araştırmanın sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı.

Biyoloji

Fosfat, şeker ve azot içeren baz (adenin, guanin, sitozin ve timin) gruplarının bir araya gelmesiyle oluşan DNA hücrelerimizde kalıtsal bilgiyi taşıyan moleküldür. DNA birbirine sarmal şekilde bağlanmış iki zincirden meydana gelir. Her bir zincir nükleotid olarak isimlendirilen molekül birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşur.

Biyoloji

Adli tıp araştırmalarında olay yerinden alınan DNA örneklerinden suçluların belirlenmeye çalışıldığına polisiye dizilerde ya da filmlerde tanık olmuşsunuzdur. DNA dizisindeki kişiye özgü sıralamaları analiz ederek bir DNA örneğinin kime ait olduğunu belirlemeye yarayan yöntem DNA parmak izi olarak isimlendiriliyor. Peki, bu yöntem nasıl çalışıyor?

Biyoloji

Belki sizi şaşırtabilir ama Türkiye’de bir zamanlar çita, aslan, Hazar kaplanı, pars gibi büyük kediler yaşıyordu. Bunlardan çita en son 13. yüzyılda, aslan 19. yüzyılın başlarında, pars ve Hazar kaplanı ise 1970’li yıllarda ülkemizde görülmüş. Günümüzdeyse kedi ailesinden vaşaklar, yaban kedileri, saz kedisi ve karakulak gibi türler, soyları tehdit altında olsa da, hâlen Türkiye’de yaşıyor.

Biyoloji

Güney Amerika’daki sularda yaşayan 250’den fazla türde balığın yön bulmak ve birbirleriyle iletişim kurmak için elektrik ürettiği biliniyor. Ayrıca görünüşleri yılana benzediği için elektrikli yılan balığı olarak adlandırılan türler avlanmak ve kendilerini savunmak için de elektrik kullanıyor.

Biyoloji

Doğada bazı hayvan türlerinin sayısı kıtlık, aşırı avlanma, iklim değişikliği ya da yaşam alanlarının daralması sonucu azalır. Hatta bu durum soylarının tamamen tükenmesine kadar gidebilir. Fakat bazen soyu tükendi diye düşündüğümüz türler uzun bir aradan sonra tekrar ortaya çıkar. Türkiye’deki bu türlerden biri de balık baykuşudur.

Biyoloji

Daha önce arıların sıfırı kavrayabildiği ve bu yüzden soyut matematikle ilgili kavramları anlamlandırabildiği üzerine gerçekleştirilen araştırmayı yürüten ekip arılar üzerinde çalışmaya devam etti ve arıların sembolleri sayılarla eşleştirebildiğini keşfetti.

Biyoloji

Bilim insanları, kuşların gagalarındaki bazı hücrelerin pusula işlevi gördüğünü ve bu durumun kuşların uzun ve karmaşık rotalarda yaptıkları yolculuklarda yön bulmalarına yardımcı olduğunu düşünüyordu. Fakat yakın zamanda yapılan bir araştırma, kuşların yönlerini kolaylıkla bulabilmesini sağlayan şeyin gözlerinde bulunan bir protein olduğunu gösterdi.