Skip to content Skip to navigation

Uluslararası Uzay İstasyonu 20. Yılını Kutluyor!

Nurulhude Baykal
21/11/2018 - 17:48

Uzay araştırmacıları bugünlerde Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) 20. yaş gününü kutluyor.

ISS’yi oluşturan ilk modül olan Zarya, 20 Kasım 1998’de fırlatılmış ve Dünya’nın çevresindeki yörüngesine yerleşmişti. 1998 yılının Aralık ayında ise Endeavour uzay aracıyla taşınan ikinci modül Unity, Zarya ile birleştirilmek üzere uzaya gönderildi. 1998’den beri astronotlar inşa, bakım ve onarım işleri için toplam 205 uzay yürüyüşü gerçekleştirdi. ISS’nin inşası 2011’de tamamlanabildi.

Modüllerin inşa edilmesi sırasında çekilen bir fotoğraf - NASA/MSFC

Uluslararası bir proje olan ISS’ye katkı sağlayan 16 ülke ABD ve Rusya başta olmak üzere Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Brezilya, Kanada, Danimarka, Fransa, Hollanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya ve Norveç’tir. 2000 yılının Kasım ayından beri sürekli olarak astronotların bulunduğu ISS’de günümüze dek 18 devletten 230 kişi görev yaptı.

ISS’de çekilen bir gün doğumu fotoğrafı
 

ISS bugünkü haline 136’dan fazla uzay görevi sonunda ulaştı. Tüm bu uçuşlar sonunda uzaydaki en büyük insan yapımı nesne oluşturuldu. ISS’nin bugün uzunluğu yaklaşık 48 metre ve kütlesi yaklaşık 420 ton. ISS aynı zamanda bugüne dek üretilen en pahalı nesne. Bununla birlikte Ay ve Venüs’ten sonra geceleyin gökyüzünde görülebilen en parlak üçüncü gökcismi de ISS!

ISS yerden yaklaşık 400 km yüksekte hareket ediyor. Saatte yaklaşık 28.800 kilometre hızla Dünya’nın çevresindeki yörüngesinde dolanan ISS bir turunu yaklaşık 90 dakikada tamamlıyor. Yani ISS her gün 16 defa Dünya’nın çevresinde dolanıyor ve astronotlar 24 saat içinde gün doğumunu ve gün batımını 16 defa gözleyebiliyor.

ISS’de kalan astronotların beden sağlıklarını korumak için günde en az iki saatlerini istasyon içinde bulunan spor salonunda geçirmesi gerekiyor.

NASA

ISS’de astronotların ağırlıksız ortamda bilimsel çalışmalarını gerçekleştirdiği birçok laboratuvar var. ISS’de yapılan araştırmalar çoğunlukla Dünya’da gerçekleştirilemeyecek ve yerçekimi düşük ortamda yapılması gereken çalışmalardan oluşuyor. Özellikle ağırlıksız ortamda biyolojik süreçlerin nasıl işlediğini ve bu ortamların metabolizmayı nasıl etkilediğini anlamak için araştırmalar yapılıyor. Ayrıca yerbilimleri, denizbilimleri, iklimbilimleri ve benzeri alanlarda çalışan bilim insanları, ISS’den çekilen yeryüzü fotoğraflarını araştırmalarında kullanabiliyor. ISS’deki gerçekleştirilen deneylerin tamamı herkesin erişimine açık.

ISS’deki bilim insanları eğitsel etkinlikler de düzenliyor. Uzay araştırmalarında kullanılan bilim ve teknolojiyi herkesin anlayabileceği basit bir dille paylaşarak bu alanlara ilgi duyanların ve özellikle de çocukların ve gençlerin merakını gidermelerine yardımcı oluyorlar. Bunun için ISS’nin sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

2010’da açıklanan plana göre, 20 yıldır Dünya’nın etrafında dolanan ISS’nin görev süresinin 2020’ye kadar uzatılmasına karar verildi. Bu tarihten sonra ISS’ye ne olacağına dair çeşitli senaryolar mevcut. Şimdilik en makul seçenek, ISS’nin Dünya’nın atmosferine yeniden girmesi ve kontrollü bir şekilde okyanusa düşürülmesi.

Uzay araştırmacıları bugünlerde ISS’nin 20. yaş günü hediyesini konuşuyor. NASA’nın desteğiyle tasarlanan Refabricator (yeniden üreten) adlı üç boyutlu yazıcı ve geri dönüştürücü cihaz sayesinde ISS’de artık ihtiyaç duyulmayan plastik malzemeler geri dönüştürülecek ve ihtiyaç duyulan nesneler üretilebilecek. Böylece ISS’ye gönderilen kargolardan tasarruf edilmesinin yanı sıra ekibin acil ihtiyaç duyabileceği malzemelerin istasyonun içinde üretebilmesi de sağlanacak.

Türkiye, ISS'nin gözlemlenebileceği ülkelerden biri. ISS gözlemi için uygun zamanları ve bölgeleri Spot The Station isimli sitede bulabilirsiniz.

 
Kaynak:

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Bilimsel çalışmalar Merkür’ün katı bir iç çekirdeğe sahip olduğunu gösteriyor.

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.