Skip to content Skip to navigation

Uykusuzluğun Altında Yatan Gerçekler: Obezite ve Beslenme Bozuklukları

Selin Çorba
08/01/2019 - 17:01

Hangimiz uyku problemleri yaşamıyoruz ki? Bazen yeteri kadar uyumuş olsak bile yataktan çıkamadığımız zamanlar olmuştur. Bazen de gün içinde çok çalışmış ve yorulmuş olsak da gece yatağa girince uykuya dalamayıp akrep ve yelkovanı izler hatta sabahlarız. Çünkü uykusuzluk da uyku problemlerinin başka bir örneğidir.

Peki, uyku problemlerinin sebepleri neler olabilir, hiç düşündünüz mü? Yapılan araştırmalar uyku problemlerinin son on yılda özellikle artış gösterdiğini ve farklı nedenleri olduğunu gösteriyor. Bu nedenlerden obezitenin ve beslemenin uyku sağlığı üzerine etkilerine gelin yakından bakalım.

Yetişkinlerde vücut kitle indeksi (kilonun (kg) boyun (metre) karesine bölünmesi ile hesaplanır) 30 ve üzerinde olan bireyler obez, 25 ve üzerinde olan bireyler aşırı kilolu olarak tanımlanır. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) verilerine göre 2016 yılı itibarıyla dünya genelinde 18 yaş üzeri yetişkinler arasında 1,9 milyar kişi aşırı kilolu, 650 milyon kişi ise obez. 5-19 yaş arasındaki çocuklar ve ergenler arasında aşırı kilolu ya da obez olanların sayısı ise 340 milyon. Bu veriler obezitenin yetişkinler arasında görülen çok yaygın bir sağlık problemi olduğunu gösteriyor. Bilim insanları obezitenin uyku bozuklukları riskini artırabileceğini söylüyor. Bu durumun nedeni obezitenin beslenme kalitesini ve açlık ve tokluk hissi ile ilgili hormonları etkilemesiyle ilişkili olabilir. 

Yapılan araştırmalarda normal kilolu ve düzenli beslenen insanların daha sağlıklı bir şekilde uyuduğu, ideal kilosunun üzerinde olanların ise normal kiloda olanlara göre 10-15 kat fazla horladıkları ve uykularının bölündüğü görüldü. Ayrıca araştırmalar uyku süresi ile obezite arasında yakın bir ilişki olduğunu gösteriyor. Buna göre normal kiloda olanların günlük ortalama uyku süresi 9 ila 10 saat iken aşırı kilolu olanlar günde ortalama 4 ila 6,5 saat uyuyor.

Bu durum fazla kilolu bireylerin hayat kalitesinin ciddi oranda düşük olduğunu gösteriyor. Çünkü uyku sadece yorgunluğumuzu gidermiyor. Ayrıca biz uyurken vücudumuzdaki birçok organda hücre yenilenmesini sağlayan mekanizmalar harekete geçiyor ve bu organlar kendi kendini tamir ediyor.  Az uyuduğumuzda kendini tamir edemeyen organlarımızın çeşitli hastalıklara yakalanma riski de artabiliyor.

Tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanser gibi obezite ile ilişkili hastalıkların da uyku bozukluklarına sebep olabileceği düşünülüyor. Bu durum iki önemli sağlık probleminin birbirini etkileyerek hastalıkları tetiklediği ya da etkisini artırdığı anlamına geliyor. Bu nedenle sağlığımızı ve vücudumuzu hastalıklara karşı koruyabilmek için hem sağlıklı ve dengeli beslenmeli hem de uyku düzenimize dikkat etmeliyiz.

Kaynaklar:

 

Yazar Hakkında:
Selin Çorba
Gazi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi

İlgili İçerikler

Tıp ve Sağlık

Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan bir grup araştırmacı, sağlıklı hücrelere zarar vermeden kanserli hücreleri öldürmeye imkân veren bir yöntem geliştirdi. Dr. Hokyung K. Chung ve arkadaşlarının Prof. Dr. Michael Z. Lin önderliğinde yaptığı araştırmanın sonuçları Science’ta yayımlandı.

Tıp ve Sağlık

Geçmişte yapılan araştırmalar, yüksek tansiyonun hafif bilişsel bozukluklar ve demansla ilişkilendirilebileceğini göstermişti. Peki, bu doğru mu?

Tıp ve Sağlık

İnsan gözüne farklı kaynaklardan yayılan (örneğin Güneş, yapay aydınlatmalar, ekranlar) belirli dalga boylarında ışınlar ulaşır.

Tıp ve Sağlık

ABD ve Çin’de çalışan bir grup araştırmacı, vücuttaki tüm organları ve dokuları aynı anda bir saniye kadar kısa bir süre içinde görüntülemeye imkân veren bir sistem geliştirdi.

Tıp ve Sağlık

Bacağı kırılan bir atın iyileşmesi mümkün olmadığı için vurulduğunu filmlerde görmüş olabilirsiniz. Atlardaki kemik kırıklarının iyileşmesi küçük boyuttaki hayvanlardakinden ve insanlardakinden çok daha zordur. Çünkü atlar çok ağır (kütleleri 1 tona yaklaşabilir) ve büyük hayvanlardır.

Tıp ve Sağlık

Dünya nüfusunun 2050’de 10 milyara ulaşması bekleniyor. Dolayısıyla besin olarak tükettiğimiz tarım ürünlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor.

Tıp ve Sağlık

ABD ve Fransa’da çalışan bir grup bilim insanı sağlıklı insanlarla sağlıklı olmayan insanların tükettikleri besinleri karşılaştırıp sağlıklı beslenmeye dair sorulara cevap bulmaya çalıştı.

Tıp ve Sağlık

Gece yatarken, sabah uyanır uyanmaz, yolda yürürken veya ders çalışırken akıllı telefonunuzu sık sık kontrol ediyor musunuz? Günlük alışkanlıklarımızdan biri olduğu düşünülse de ekran bağımlılığı teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği yeni bir hastalık olabilir.

Tıp ve Sağlık

Vücudumuzu mikroorganizma adı verilen gözle görülemeyecek kadar küçük trilyonlarca canlı ile paylaştığımızı biliyor muydunuz?

Tıp ve Sağlık

Yapılan bir araştırma ikizlerin toplumun genelinden daha uzun yaşadığını gösteriyor.