Skip to content Skip to navigation

Uzaktakileri Yakına Getiren Robotlar

İlay Çelik
02/10/2014 - 12:15

Uzaktaki sevdiklerinizle telefonda konuşurken onlar yanınızdaymış gibi hissetmek istemez miydiniz? Japonya’da robotlar üzerine çalışan Hiroshi Ishiguro adlı araştırmacı, ekibiyle birlikte tam da bunu sağlayacak robotlar geliştiriyor. Uzaktan kumanda edilen bu robotlar, bir kişinin varlığını iletişim sırasında uzakta bulunan başka bir kişiye hissettirebilecek özellikler taşıyor. Özellikle insansı robotlara odaklanan Hiroshi Ishiguro ve ekibi oluşturdukları bu yeni iletişim ortamları üzerinde yaptıkları deneysel çalışmalarla insan iletişimini, insan varlığının bizim için tam olarak ne anlama geldiğini ve insansı robot teknolojilerini kullanarak bir insanın “varlığı”nı uzak bir yere “iletme”nin mümkün olup olmadığını anlamaya çalışıyor.

Geminoidler

Birinin varlığına, örneğin bir insandaki “hava”ya ya da karizmaya ilişkin hislerimizin kaynağı nedir ve bunun yakalanması ve iletilmesi mümkün müdür? Ishiguro ve ekibi, işte bu soruları cevaplamak için gerçek insanlar model alınarak üretilen geminoid adlı insansı robotları geliştirdi.

Geminoidler, üretimleri sırasında model alınan insana birebir benziyor. Vücutları, model alınan insanın üç boyutlu tarayıcılarla hassas biçimde belirlenen vücut ölçülerine uygun olarak oluşturulan geminoidler, yine model alınan insanlar tarafından bir çeşit uzaktan kumanda sistemiyle yönetiliyor. Bu sistem, içinde yüz tanıyan ve ağız hareketleri üreten alt sistemleri de barındırıyor. Kumanda eden kişinin yüz ifadeleri, başının duruşu gibi şeyler bir web kamerası tarafından algılanıyor ve bilgiler otomatik olarak robota yönelik hareket komutlarına dönüştürülüyor.

Aslında bir çeşit android, yani insansı robot olan geminoidleri robot-insan etkileşimini incelemek için bir platform olarak kullanan Ishiguro ve ekibi, araştırmalarını iki yaklaşım üzerinden yürütüyor. Mühendislik yaklaşımında etkin bir uzaktan kumanda arayüzü geliştirme ya da insanlarınkine çok yakın hareketler oluşturma gibi problemlerle uğraşıyorlar. Bilişsel yaklaşımdaysa insan varlığının ne anlama geldiğini ve onu oluşturan unsurları anlamaya çalışıyorlar. Bu iki yaklaşımla elde ettikleri bilgileri ve becerileri kullanarak da hem insana çok yakın robotlar geliştirmeyi hem de insan varlığını oluşturan unsurları daha iyi anlamayı hedefliyorlar.

Araştırmacılar, geminoidlerin insanları nasıl etkileyebileceğini ortaya çıkarmak için çeşitli deneyler yapıyor. Bunların birinde geminoidi kontrol eden kişinin gerçekten geminoidin yerine geçmiş gibi hissettiği gözlemlenmiş. Araştırmacılar laboratuvar deneylerinin yanı sıra saha deneyleri de yapıyor. Bu deneylerde geminoidi gerçek hayattaki bir ortama götürüp insanların geminoide verdikleri tepkileri gözlemliyorlar.

Telenoidler ve Elfoidler

Araştırmacılar uzaktan kumanda edilen geminoidlerle yaptıkları çalışmalar sırasında hem geminoidi uzaktan kumanda eden operatörün hem de geminoidle yüz yüze iletişim kuran kişinin birbirlerinin varlığını geminoid aracılığıyla hissedebildiklerini anladı. Üstelik bu durum operatör, geminoid üretilirken model alınan kişi olmadığı zaman bile değişmiyor. İnsan varlığını uzakta bir yere “iletebilmek” için gerekli temel unsurları ortaya çıkarabilmeyi amaçlayan araştırmacılar, geminoidlere dayalı cep telefonları geliştirdi. Bu robotlar insansı görünüme ve hareketlere sahip olabilecek en sade tasarımla üretildi.

Geliştirilen geminoid cep telefonları iki farklı tipte. Telenoid adı verilen birinci tip telefonlar 70 cm boyunda ve eyleyicilerle algılayıcılara sahip. Elfoid adı verilen ikinci tiptekilerse 20 cm boyunda ve klasik bir cep telefonu gibi işlev görüyor. Araştırmacılar halen bu iki robotun kullanıcı tanıma işlevini geliştirmeye çalışıyor. Söz konusu uzaktan iletişim sisteminin, kullanıcının konuşmasının yanı sıra dudak ve baş hareketleri ile yüz ifadelerini de iletmesi gerekiyor. Geminoid cep telefonlarını kullanan biri -geminoidlerden farklı olarak- konuştuğu kişinin yüzünü göremiyor. Dolayısıyla geminoid cep telefonlarının hangi durumlarda ve hangi iletişim biçimlerinde kullanılabileceğini anlamak için daha fazla deneysel çalışma yapılması gerekiyor.

Araştırmacılar telenoidleri ve elfoidleri geliştirdikleri çalışmalar sırasında, bu robotlara sarılmanın ya da onları elinde tutmanın iletişim kurulan kişinin varlığını hissetmenin etkili bir yolu olduğunu keşfetti. Bunun üzerine geminoid cep telefonlarının hugvie adını verdikleri bir başka versiyonunu oluşturdular. Hugvie, birbirinden uzakta bulunan iki kişi konuşurken birbirlerine sarıldıkları hissini yaratabilen özelliklere sahip. Telenoidlere ve elfoidlere benzeyen, gövdesi yastıksı yapıdaki bu robotu kendinize yakın tutup robotun başında gömülü haldeki cep telefonuyla uzaktaki biriyle konuşabiliyorsunuz. Hugvielerin en önemli özelliği insana daha çok benzemeleri ve insan duygusallığını yansıtabilmeleri için kalp atımı benzeri titreşimler yaratan donanımlara sahip olmaları. Konuşulan kişinin ses tonuyla eş zamanlı şekilde değişen bu titreşimler karşıdaki kişinin varlığının daha güçlü şekilde hissedilmesini sağlıyor.

Telenoidlerin, elfoidlerin ve hugvielerin oluşturduğu yeni iletişim ortamının pek çok uygulama alanı olabilecek. Örneğin bu robotlar sayesinde insanlar uzakta yaşayan yakınlarıyla birbirlerinin varlığını kuvvetle hissederek iletişim kurabilecek. Ishiguro ve ekibi özellikle de yalnız yaşayan yaşlı insanların uzakta yaşayan çocuklarıyla ya da torunlarıyla istedikleri zaman yakın bir biçimde iletişim kurarak kendilerini daha iyi hissedebileceğini düşünüyor.

Eyleyici: Robotların hareketli parçalarının hareket etmesini sağlayan mekanizma.

Kaynak:

İlgili İçerikler

Teknoloji

Günümüzün en dikkat çekici teknolojik gelişme alanlarından biri otonom sürüş teknolojileri. Bu dönemde geliştirilen otonom araçların öndeki araçla mesafeyi uygun değerde sabit tutmak, bulunulan şeridi takip etmek gibi işlevleri yerine getirmesi bekleniyor. 

Teknoloji

2020’de ismini en çok duyacağımız gökcismi muhtemelen Mars olacak. Mars’ın yüzeyine araç indirmeyi planlayan çeşitli uzay ajansları var. NASA, Mars 2020 aracıyla gezegenin yüzeyinden taş örnekleri toplamayı ve daha sonraları yapılması planlanan başka bir görevle de bu örnekleri Dünya’ya getirmeyi planlıyor.

Teknoloji

Elon Musk ağustos ayında Tesla elektrikli araçların bataryalarının 1,5 milyon kilometreden fazla dayanabileceğini söylemişti. Kanada’daki Dalhousie Üniversitesinde çalışan araştırmacıların geliştirdiği lityum iyon batarya teknolojisi 20 yıldan ya da 1,5 milyon kilometreden fazla sorunsuz çalışabiliyor.

Teknoloji

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı tarafından yürütülen 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı proje başvuruları başladı. Başvurular 26 Kasım – 30 Aralık 2019 tarihleri arasında devam ediyor.

Teknoloji

Bisiklet sürüyorsunuz ve saati kontrol etmeniz gerekti. Kolunuzdaki saate ya da cep telefonunuza bakmadan saati elinizin üzerine yapıştırdığınız bir çıkartma üzerinden okumak ister miydiniz? Çin’deki Nanjing Üniversitesi ve Lanzhou Teknik Üniversitesinden bilim insanları insan cildine yapışabilen, esnek çıkartma şeklinde bir saat geliştirdi.

Teknoloji

İnsan derisinden ilham alan Münih Teknik Üniversitesinden araştırmacılar yapay deriye sahip insansı bir robot geliştirdi. Geliştirilen yapay deri sayesinde robot insan dokunuşlarını hissedebiliyor.

Teknoloji

Sürücüsüz araçlara yönelik geliştirdiği teknolojilerle bilinen Tesla Motor şirketinin sahibi Elon Musk, Tesla araçların bu yılın sonunda tam otonom sürüş özelliği kazanabileceğini açıkladı.

Teknoloji

Mikroçip (üzerinde farklı işlevlere sahip elektronik devreler bulunan çok küçük boyuttaki birleşik devreler), küresel konumlama sistemi (GPS), kablosuz internet, sensör gibi teknolojiler tüm dünyayı hızla değiştiriyor. Bu değişimin son yıllardaki ürünlerinden biri de giyilebilir teknolojiler. Giyilebilir teknolojiler vücuda bağlı oldukları için günlük işler yapılırken de rahatça kullanılabiliyor.

Teknoloji

 TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 17-22 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenleniyor.

Teknoloji

Bir grup araştırmacı çok sayıda ufak robotun bir araya gelmesiyle oluşan, herhangi bir merkezî kontrol birimi olmaksızın çevredeki uyaranlara tepki verebilen ve hareket edebilen bir robot geliştirdi.