Skip to content Skip to navigation

Uzay Araçları İçin Navigasyon Sistemi

Dr. Tuba Sarıgül
07/03/2018 - 16:29

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nden (NASA) bilim insanları uzayın derinliklerinde hareket eden uzay araçlarının konumunu belirleyebilmek için pulsarları yani atarcaları kullanan bir sistem geliştirdi.

Küresel konumlama sistemi (GPS) yeryüzünde bulunduğumuz konumu bir metreden daha düşük hata ile belirleyebiliyor. Uzay araçlarının konumunu belirleyebilmek içinse günümüzde radyo dalgaları kullanılıyor. Ancak Güneş Sistemi’nin çok uzak noktalarında örneğin Satürn’ün yörüngesinin ötesinde hareket eden uzay araçlarının konumlarını yeterli hassasiyetle belirleyebilmek hayli zor.

NASA Goddard Space Flight Center

Haziran 2017’de Uluslararası Uzay İstasyonu’nda göreve başlayan NICER (Neutron Star Interior Composition Explorer) uzay aracının amacı nötron yıldızlarıyla ilgili ölçümler yapmak. Bu görev sırasında gerçekleştirilecek deneylerden birinde X-ışını pulsarları kullanılarak uzay araçlarının konumunun belirlenmesi amaçlanıyor.

Bilim insanları bu amaçla bir devrini milisaniye ölçeğinde tamamlayan dört farklı pulsara odaklandı. Pulsardan yayılan radyasyon atımları arasındaki zaman farkı belirlenerek -ışığın bir saniyede katettiği mesafe bilindiğinden- ölçüm yapılan noktanın pulsara olan uzaklığı tespit edildi.

Bilim insanları elde ettikleri sonuçların doğruluğunu, yeryüzündeki radyo teleskopları ile yapılan ölçümlerle karşılaştırdı. Uzay aracının üzerine yerleştirilen sistem sayesinde uzay aracının konumunun otonom ve gerçek zamanlı olarak tespit edilmesi hedefleniyor.

 

Pulsarlar

Nötron yıldızları, ömürlerinin sonuna gelen büyük kütleli (Güneş’ten 10-30 kat daha büyük) yıldızların çekirdeklerinin kütleçekim etkisiyle içe çökmesi sonucu oluşan çok yoğun nesnelerdir. Bazı nötron yıldızları kendi etraflarında çok yüksek hızlarla dönebilir.

Nötron yıldızları çok güçlü manyetik alana sahiptir. Nötron yıldızlarının manyetik kutuplarından yüksek enerjili parçacıklar ve radyasyon yayılabilir. Ancak nötron yıldızlarının dönme ekseni ile manyetik alan ekseni birbiriyle çakışmadığı için nötron yıldızından yayılan radyasyon, bir deniz fenerinden yayılan ışık gibi, dönerek hareket eder. Eğer nötron yıldızının manyetik kutbu görüş hizamızdaysa, nötron yıldızından yayılan radyasyon düzenli aralıklarla bize ulaşır.

Pulsarlar saniyede birkaç kez ila birkaç yüz kez kendi etraflarında dönebilir. Kendi etrafında çok hızlı dönen pulsarlar milisaniye pulsarları -bir devrini milisaniye süresinde tamamlayan pulsarlardır- olarak isimlendirilir.

 

 

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpiter, üzerindeki renkli şeritler ve Büyük Kırmızı Leke ile gökyüzü gözlemcilerine hayli ilginç görüntüler sunar. Jüpiter’in atmosferindeki, ekvatora paralel açık ve koyu renklerdeki şeritlerin renginin atmosferdeki gazların türü ve sıcaklığı ile ilişkili olduğu düşünülüyor.

Gökbilim ve Uzay

Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok soruna çözümler sunan üç boyutlu yazıcı teknolojisi artık dünya dışında yaşam alanları oluşturma araştırmalarını kolaylaştıracak adımlar atılmasına yardımcı oluyor.

Gökbilim ve Uzay

Her yıl mayıs ayının ilk günlerinde Eta Kova göktaşı yağmuru en yüksek etkinliğe ulaşır. Bu yıl 6 Mayıs’ta sabaha karşı en yüksek etkinliğe ulaşacak Eta Kova göktaşı yağmuru sırasında gökyüzünde saatte 60 göktaşı görülebilir.

Gökbilim ve Uzay

Bahçenizde, binaların çatılarında, sokakta hatta saçlarınızın arasında bile meteor parçaları olabileceğini biliyor muydunuz? Mikrometeorit adı verilen bu parçacıklar hemen hemen her yerdeler. Peki, nereden geliyor bu mikrometeoritler? Yapılarında ne var? Onları nasıl inceleyebiliriz?

Gökbilim ve Uzay

Uzayda, 4,6 milyar yıl önce Güneş Sistemi’nin içinde oluştuğu toz ve gaz bulutundan kalma kayaç ve metal parçaları bulunur.

Gökbilim ve Uzay

Güneş benzeri yıldızlar, yakıtlarını tükettiklerinde patlayarak dış kabuklarını atar ve yıldızın etrafı gezegenimsi bulutsu adı verilen toz ve gaz bulutuyla çevrelenir. Geriye ise "beyaz cüce" olarak adlandırılan çekirdekleri kalır.

Gökbilim ve Uzay

1610 yılında Galileo Galilei’nin Johannes Kepler'e gönderdiği mesaj tam olarak bu yazının başlığındaki gibiydi: “smaismrmilmepoetaleumibunenugttau

Gökbilim ve Uzay

İki yüzün üzerinde araştırmacının yer aldığı uluslararası bir araştırma grubu, ilk kez bir karadeliği doğrudan görüntülemeyi başardı. Karadelik, Dünya’ya yaklaşık 55 milyon ışık yılı uzaklıktaki Messier 87 ya da kısaca M87 olarak adlandırılan bir gökadanın merkezinde yer alıyor.

Gökbilim ve Uzay

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gezegenin iç yapısını incelemek amacıyla Mars’a gönderilen InSight (Interior Exploration using Seismic Investigations, Geodesy and Heat Transport) uzay aracı 26 Kasım 2018’de gezegenin yüzeyine inmişti.

Gökbilim ve Uzay

Uzaya giden astronotlar çok sayıda bakteriyi de beraberlerinde götürürler. Bu bakterilerin büyük çoğunluğu zararsızdır. Ancak zamanla bu durum değişebilir. Uzaydaki koşullar yeryüzündekilerden çok farklıdır.