Skip to content Skip to navigation

Uzaydaki Titreşimleri Tespit Eden Dedektörler: LIGO ve Virgo

Prof. Dr. Levent Kurnaz
17/01/2019 - 15:41

R. Hurt/Caltech-JPL - Nötron yıldızlarının birleşmesi sırasında yayılan kütleçekimsel dalgaların benzetimi

"Evren genişliyor" dediğimizde aklımıza evrenin en uç noktasının hiçliğe doğru gittiği gibi bir düşünce gelebilir. Oysa evrenin genişlemesini bir balonun şişmesine benzetmek daha doğru olabilir. Dört boyutlu (üç uzay ve bir zaman) evren başlangıçta bir nokta büyüklüğündeydi, sonrasında ise giderek genişlemeye ve daha fazla hacim kaplamaya başladı. Tıpkı iki boyutlu bir balonun şişerken yüzey alanının giderek artması gibi. Şişen bir balonun üzerinde duran bir karınca uzaktaki başka bir karıncanın kendisinden uzaklaştığını görüp o karıncanın hareket ettiğini düşünebilir. Ancak diğer karınca balonun üzerinde yer değiştirmiyor olsa bile şişme sebebiyle aralarındaki mesafe zaten artmaktadır. Evrendeki iki gökcisminin birbirlerine göre konumlarının değişmesinin iki nedeni vardır: birincisi gökcisimlerinin uzaydaki hareketlerinden, ikincisi uzayın genişlemesinden kaynaklanan değişimler. Ancak şunu da not edelim ki uzayın genişlemesi, içindeki nesnelerin de şişerek daha büyük hacim kapladıkları anlamına gelmez. Çünkü cisimleri bir arada tutan kuvvetler buna engel olur. Genişleyen uzaydır, nesneler değil.

Genel görelilik kuramı ivmelenen kütlelerin kütleçekimsel dalgalar yayacağını söyler. İki gökcismi arasından geçen kütleçekimsel dalgalar cisimlerin arasındaki mesafenin değişmesine sebep olur. Bu değişimler o kadar küçüktür ki sıradan yöntemlerle ölçülmesi mümkün değildir; bir protonun çapının on binde birinden küçük mesafeleri ölçebilecek kadar hassas “cetveller” gerekir. Bu yüzden kütleçekimsel dalgaları tespit edebilecek kadar hassas teknolojilerin geliştirilmesi uzun yıllar aldı. Şu anda biri ABD’deki Lousiana’da biri de Washington’da kurulu Lazer Girişimölçer Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (LIGO) dedektörleri ve İtalya’daki Pisa'da kurulu Avrupa Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi Virgo dedektörü olmak üzere çalışmakta olan üç kütleçekimsel dalga dedektörü var. Bu dedektörler sadece tek bir “cetvel”den değil, birbirine dik iki “cetvel”den oluşur ve ölçümü iki “cetvel”in uzunluk farkını bularak yapar.

14 Eylül 2015'te LIGO dedektörleri ilk defa kütleçekimsel dalgaları tespit etti. Bu kütleçekimsel dalgalar yaklaşık 1,4 milyar ışık yılı uzaklıktaki, biri 35, diğeri 30 Güneş kütlesindeki iki karadeliğin birleşmesi sırasında yayılmıştı.

29 Temmuz 2017'de LIGO dedektörleri tarafından yapılan gözlemde bundan beş milyar yıl önce gerçekleşmiş bir karadelik birleşmesinde oluşan kütleçekimsel dalgalar tespit edildi. Bu olay şimdiye kadar gözlemlenmiş en uzaktaki ve en şiddetli patlamaydı. Bu birleşmede Güneş'in kütlesinin beş katı kadar kütlenin kütleçekimsel dalgalara dönüşerek yayıldığı düşünülüyor.

Lousiana’da kurulu LIGO dedektörü

18 Ağustos 2017'de LIGO ve Virgo dedektörleri tarafından birlikte yapılan gözlemde ise kütleçekimsel dalgaların kaynağı olan olayın uzayın hangi bölgesinde gerçekleştiği de belirlendi. Detaylı analizler, dalgaların kaynağının 2,5 milyar yıl önce gökyüzündeki 39 derece karelik bir alanın içinde gerçekleşen bir karadelik-karadelik birleşmesi olduğunu gösterdi.

Virgo dedektörü

LIGO ve Virgo araştırmacıları bugüne kadar birlikte on karadelik-karadelik ve bir de nötron yıldızı-nötron yıldızı birleşmesinden ortaya çıkan kütleçekimsel dalgaları tespit etti.

LIGO Caltech - Bugüne kadar tespit edilen karadelik birleşmelerine ait benzetimler

LIGO ve Virgo normal teleskoplar gibi sağa-sola veya yukarı-aşağı oynayan cihazlar olmadığından bunlarla algılanan dalgaların yönünü bulabilmek hayli zor. LIGO/Virgo sistemini oluşturan üç ayrı dedektörün sağladığı çok hassas ölçümlerle bile bu belirleme güçlükle yapılabiliyor.

Şu anda geliştirme çalışmaları devam eden dedektörler 2019 baharında tekrar veri toplamaya başlayacak.

Kaynak:
 
Yazar Hakkında:
Prof. Dr. Levent Kurnaz
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü

İlgili İçerikler

Fizik

Yüzeylerine gelen güneş ışığını elektrik enerjisine dönüştüren düzeneklere güneş gözesi adı verilir. Işık enerjisini elektrik enerjisine, elektrik enerjisini de hareket enerjisine dönüştüreceğimiz bir etkinlik ile güneş gözelerinin verimliliğini ölçmeye çalışacağız.

Fizik

Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde şubat ayında objektiflerinizi etrafınızda gerçekleşen değişime ve çevrenizdeki harekete odaklamanızı istemiştik. Oylamalar sonucunda şubat ayının en beğenilen fotoğrafı Ahmet Utkan Ünal’a ait "An"ı Durdurmak oldu.

Fizik

ODTÜ RÜZGEM’in Kurucu Başkanı ve Müdürü olan Prof. Dr. Oğuz Uzol ile RÜZGEM’de gerçekleştirilen araştırmalar ve RÜZGEM’de inşa edilen Büyük Rüzgâr Tüneli Projesi ile ilgili bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Prof. Dr. Fuat Sezgin, İslam Uygarlığında Mimari, Geometri, Fizik, Kimya kitabında karanlık kutu için ayrı bölüm ayırmış. Sezgin, kitabında İbnü’l-Heysem’in karanlık kutu ile ilgili incelemelerine yer veriyor.

Fizik

2019 yılı TÜBİTAK Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları başvuruları başladı. Başvurular 7 Mart’a kadar devam edecek. Yarışlar 16-22 Eylül 2019 tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek.

Fizik

Basit makineler, çok az parçadan oluşan ve genellikle tek bir kuvvetin kullanıldığı araçlardır.

Fizik

Kitap ödüllü Bilim Genç Fotoğraflar köşesinde şubat ayının konusu “Hareket”. Fotoğraflarınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #Hareket etiketini eklemeyi unutmayın!

Fizik

Elektrik ve elektronik mühendisliğinde biyomalzeme tabanlı fotonik aygıtlar konusundaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmalarıyla 2018 yılı TÜBİTAK Teşvik Ödülü’ne layık görülen Dr. Sedat Nizamoğlu ile Bilim Genç ekibi olarak bir söyleşi gerçekleştirdik.

Fizik

Uluslararası Birim Sistemi’nde (SI) değişiklikler yapılmasına karar verildi. 20 Mayıs’tan itibaren geçerli olacak yeni birimlerde fiziksel nesnelere yapılan hiçbir referans kalmadı. SI’nın temelini oluşturan yedi temel birim, yedi sabit üzerinden tanımlanacak.

Fizik

Ambalaj lastiğini serbest bıraktıktan sonra bazen lastik parmağımıza çarpar ve canımızı acıtır. Peki, lastik eski haline dönerken çok hızlı bir şekilde hareket etmesine rağmen neden bazen parmağımıza çarparken bazen çarpmaz?