Skip to content Skip to navigation

Yerli Uyduların Optik Bileşenleri Artık Türkiye’de Üretilecek

Bilim Genç
26/11/2018 - 19:52
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Bakırlıtepe Yerleşkesi’ndeki T100 Teleskobu
 

Yerli uyduların mercek, prizma ayna gibi optik bileşen ihtiyacını karşılayacak Optik Sistemler Araştırma Laboratuvarı (OPMER) TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü (TÜBİTAK UZAY) çatısı altında kuruldu. OPMER’de uzaydaki zorlu koşullarda kullanılabilecek optik bileşenlerin geliştirilmesi amaçlanıyor.

TÜBİTAK UZAY tarafından üretilen RASAT ile Milli Savunma Bakanlığı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ, TÜBİTAK UZAY iş birliği ile üretilen GÖKTÜRK-2 yer gözlem uydularımız uzayda görev yapmaya devam ediyor. TÜBİTAK UZAY tarafından yürütülen haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A ve yer gözlem uydusu IMECE projelerinde ise ülkemizde geliştirilen ve üretilen ekipmanların ve yazılımların kullanılması planlanıyor. Yerli uydu projelerinde kullanılacak görüntüleme sistemlerinde büyük ölçekte optik bileşenlere ihtiyaç duyuluyor. Örneğin yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydumuz İMECE projesinde kullanılacak olan kameranın tasarım, entegrasyon ve testleri TÜBİTAK UZAY tarafından gerçekleştiriliyor.

Geçmişte uydu kameralarında kullanılan ayna, mercek, prizma ve filtre gibi hassas optik bileşenler yurt dışından alınıyordu. İMECE Uydu Sistemleri Altyapı Projesi kapsamında ise yüksek çözünürlüklü uydu kamerası, hiperspektral uydu kamerası, yıldız izler ve güneş algılayıcı gibi optik sistemlerin ülkemizde geliştirilmesine ve üretilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor.

Yıldız izler, yıldızların konumunu tespit ederek uyduların konumunu ve yönelimini belirlemek için kullanılan cihazlardır.

TÜBİTAK UZAY Optik Sistemler Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı yüksek çözünürlüklü uydu kamerası, yerli astronomik teleskop sistemleri, yüksek güçlü lazer optikleri ve hava ikaz sistemi optiği geliştirilmesi projelerine önemli katkılar sağlayacak.

OPMER sadece optik bileşenler üretilmesi amacıyla kurulan bir laboratuvar değil. Aynı zamanda optik bileşenlerin tasarımı, ölçümleri, entegrasyonu ve testleri OPMER’de gerçekleştirilebilecek. OPMER’de bu amaçla kurulan sekiz tasarım, dört üretim, üç entegrasyon ve test, bir metroloji laboratuvarı bulunuyor.

Büyük ölçekteki hassas optik bileşenler sadece uzay teknolojilerinde değil enerji, savunma gibi farklı alanlarda da ihtiyaç duyulan teknolojilerdir. Geçmişte uydularda kullanılan bu teknolojiler çoğunlukla yurt dışından temin ediliyordu. Ancak bu bileşenler kritik önem taşıdığından maliyetleri yüksektir ve ithal edildikleri ülkeler tarafından kullanımlarıyla ilgili bazı kısıtlamalar uygulanabilir. Bu nedenle hassas optik bileşenlerle ilgili ülkemizde bilgi birikiminin oluşturulması, ihtiyaç duyulan altyapının kurulması ve insan kaynağının yetiştirilmesi, bu alandaki araştırma geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarının sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bileşenlerin üretilmesi hayli önemlidir. Optik sistemlerle ilgili bu ihtiyaçların karşılanması OPMER ile mümkün olabilecek. Ayrıca üniversiteler, araştırma enstitüleri ve sanayi kuruluşları arasında iş birliğini sağlamak OPMER’in amaçları arasında.

İlgili İçerikler

Gökbilim ve Uzay

Satürn hiç de fotoğrafta görüldüğü gibi sakin bir yer değil. Güneş Sistemi’nin bilinen en fazla uyduya sahip gezegeni olan Satürn’ün atmosferinde devasa fırtınalar gerçekleşiyor.

Gökbilim ve Uzay

Kasım ayında nadir gerçekleşen bir gök olayına tanık olabilirsiniz. Merkür, 11 Kasım’da Güneş’in önünden geçiyor. Ancak unutmayın! Geçişi ister çıplak gözle, ister dürbünle, ister teleskopla gözlemleyin, mutlaka uygun bir güneş filtresi kullanmaya dikkat edin. Çünkü Güneş’e doğrudan bakmak gözünüzde kalıcı hasarlara neden olabilir.

Gökbilim ve Uzay

Hawaii’deki Mauna Kea Dağı’ndaki Subaru Teleskobu’yla yapılan gözemler sonucunda Satürn’ün 20 yeni uydusu keşfedildi. Böylece Satürn’ün bilinen uydularının sayısı 82’ye çıktı.

Gökbilim ve Uzay

Mars, 2 Eylül’de yörünge hareketi sırasında Güneş’in arkasından geçmişti. Bu süreçte Güneş ile aralarındaki açısal mesafe küçük olduğundan Mars’ı Güneş’in parlaklığı nedeniyle birkaç hafta boyunca gözlemlemek mümkün olmadı. Mars ekim ayının ortasından itibaren doğu ufkunun üzerinde tekrar ortaya çıkıyor.

Gökbilim ve Uzay

Trigonometri lisede matematik dersinde karşılaştığınız ve belki de anlamakta zorlandığınız konulardan biri. Dik üçgenlerin iç açıları ve kenar uzunlukları arasındaki bağlantılarla ilgili matematiğin bu dalı size soyut gelebilir. Geçmişte insanlar denizcilikte, haritacılıkta ve astronomi yani gökbilimde karşılaştıkları problemleri çözmek için trigonometriden faydalandı. 

Gökbilim ve Uzay

İlk kez geçtiğimiz yıl düzenlenen TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali, 17-22 Eylül tarihleri arasında Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirildi. Bu yıl 1.720.000 kişinin katıldığı etkinlik dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali oldu.

Gökbilim ve Uzay

NASA Space Apps Challenge’ın (NASA Uluslararası Uzay Uygulamaları Yarışması) Türkiye ayağı bu yıl Ankara, Elazığ ve Şanlıurfa’da düzenleniyor. Ankara’daki organizasyona 19-20 Ekim tarihlerinde ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu ev sahipliği yapıyor.

Gökbilim ve Uzay

Geçmişten günümüze birçok araç uçsuz bucaksız evreni keşfetmek için uzaya gönderildi. Bu araçlar Merkür, Venüs, Mars, Neptün, Satürn, Plüton ve Ay hakkında veriler topladı ve bugün de toplamaya devam ediyor. 

Gökbilim ve Uzay

Satürn ve ilkdördün evresindeki Ay 8 Eylül’de gökyüzünde birlikte görülebilir. 20 Eylül’de ise Ay ve Boğa Takımyıldızı’nın en parlak yıldızı Aldebaran yakın görünümde. Her iki gökcismini gece yarısına yakın saatlerde batı ufkunun üzerinde görebilirsiniz. 23 Eylül sonbahar ılımı yani gece ve gündüz sürelerinin eşit olduğu tarih.

Gökbilim ve Uzay

Maden cevherlerinden metalleri özütlemek için mikroorganizmalardan yararlanılan yöntemler biyomadencilik olarak adlandırılır. Biyomadenciliğin yeryüzündeki tarihi 1950’lere kadar gider. Günümüzde bazı araştırmacılar Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) uzayda biyomadencilikle ilgili çalışmalar yapıyor.