Skip to content Skip to navigation

Yıldırımlar Yeni İzotoplar Üretiyor

Dr. Mahir E. Ocak
15/12/2017 - 11:55

Dünya’nın etrafında dönen teleskoplar gezegenimizden yayılan gama ışınlarını 1990’lardan beri defalarca algıladı. Geçmişte bu ışınların kaynağının atmosferde meydana gelen fiziksel süreçler olduğu varsayılıyordu. Kyoto Üniversitesi’nde çalışan bir grup Japon araştırmacı yakın zamanlarda bu varsayımı test etti. Sonuçlar, yıldırımların atmosferde pozitronların ve karbon-14 izotoplarının oluşmasına yol açtığını ve bu sırada gama ışınları da yayıldığını öne süren bir kuramı destekliyor. Dr. T. Enoto ve arkadaşlarının yaptığı araştırmanın sonuçları Nature’da yayımlandı.

Kashiwazaki-Kariwa nükleer santralinin yakınlarına gama ışını dedektörleri kuran araştırmacılar 6 Şubat’ta sıradışı bir gözlem yapmışlar. Art arda meydana gelen iki yıldırım sırasında önce yaklaşık bir milisaniye, sonra yaklaşık yarım saniye ve daha sonra da yaklaşık bir dakika süren üç ayrı gama ışını parlaması tespit edilmiş. Analizler, son parlamaya çok büyük olasılıkla çevredeki elektronlarla etkileşerek yok olan pozitronların (elektronların antiparçacıklarının) sebep olduğunu söylüyor.

Art arda yaşanan üç gama ışını parlamasının yaklaşık on yıl önce Rus fizikçi Leonid Babich tarafından öne sürülmüş bir kuramı desteklediği belirtiliyor. Bu kurama göre yıldırımlar bazı elektronların ışık hızına çok yakın hızlara kadar ivmelenmelerine sebep oluyor ve gama ışınları yayılıyor (birinci sinyal). Bu gama ışınları çevredeki azot atomlarının çekirdeklerinden nötronlar koparıyor. Bu nötronların büyük çoğunluğu bir süre çevredeki atomlarla çarpıştıktan sonra yeniden azot çekirdekleri tarafından soğuruluyor ve uyarılan azot atomları gama ışıması yapıyorlar (ikinci sinyal). Nötron kaybederek kararsızlaşan azot çekirdekleri de yaklaşık bir dakika içinde pozitron yayarak (ters beta ışıması yaparak) karbon-13 atomlarına dönüşüyor. Çevreye yayılan pozitronlar kısa süre içinde elektronlarla birleşerek yok olurken gama ışınları ortaya çıkıyor (üçüncü sinyal). Ayrıca Babich’ın yaptığı tahminlere göre yayılan nötronların tamamı soğurulmuyor. Bir kısmı azot atomlarının karbon-14 atomlarına dönüşümünü de tetikliyor.

İlgili İçerikler

Fizik

Evde ve okulda kolayca bulabileceğiniz malzemelerle gerçekleştirebileceğiniz bu etkinlik sayesinde kendi kartezyen dalgıcınızı tasarlayabilirsiniz.

Fizik

Metalik mavi renkli kelebekler, yanardöner renkli meyveler, altın rengi kabuğa sahip böcekler... Peki, bu renklerin hiçbirinin kaynağının boyalar ya da pigmentler olmadığını biliyor muydunuz? Öyleyse bu ışıl ışıl parıldayan renkler nasıl ortaya çıkıyor?

Fizik

ABD’de uzunluk ölçüsü olarak metre yerine yard, feet ve inç; kütle ölçüsü olarak kilogram yerine pound ve ons gibi metrik olmayan ölçü birimlerinin kullanılması dikkatinizi çekmiştir. Peki, ABD’de bu ölçü birimlerinin kullanılmasında Karayip korsanlarının da payı olduğunu biliyor muydunuz?

Fizik

Elektrik ve nükleer enerji santrallerinde soğutma amacıyla kullanılan suların büyük kısmı buharlaşarak atmosfere karışır. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde çalışan bir grup araştırmacı bu kayıp suları geri kazanmak için yeni bir yöntem geliştirdi.

Fizik

Mikroakışkan çipler, mikrolitre ve daha küçük hacimlerdeki akışkanların mikro ölçekteki (metrenin milyonda biri) kanallar içerisinde kontrol edilm

Fizik

Baryon grubu parçacıklar üç kuarktan oluşur. Uluslararası bir araştırma grubu, di-Omega olarak adlandırılan bir parçacığın doğada var olabileceğini ileri sürdü. Baryon türü iki omega parçacığının bir araya gelmesiyle oluşan di-Omegaların Avrupa ve Japonya’daki parçacık hızlandırıcılarda üretilebileceği düşünülüyor.

Fizik

Farklı düğüm yapılarının dayanıklılıkları üzerine pek çok araştırma yapıldıysa da bir düğümün nasıl olup da kendi kendine açıldığına dair bir çalışma yapılmamıştı. Ta ki bir akademisyen küçük kızının ayakkabı bağcıklarının neden sürekli çözüldüğünü merak edene kadar. Bunun üzerine iki öğrencisiyle birlikte koşu sırasında ayakkabı bağcığının ne gibi etkilere maruz kaldığını yakından gözlemledi.

Fizik

Hem bilimsel çalışmalar hem de günlük hayattaki pek çok etkinlik için kendi içinde tutarlı ölçüm birimlerine ihtiyaç vardır. Günümüzde bu amaçla yaygın şekilde kısaca SI olarak adlandırılan Uluslararası Birim Sistemi (Système international d’unités) kullanılsa da henüz arzu edilen düzeye erişilebilmiş değil.

Fizik

Ölçü birimlerine bir standart getirmek için 1790’larda Fransa’da metrik sistem oluşturulmuştu.

Fizik

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı tarafından üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen Girişimcilik ve Yenilikçilik Yarışması, Özel Sektöre Yönelik Lisans Bitirme Tezleri Yarışması ve Öncelikli Alanlarda Üniversite Öğrencileri Proje Yarışması başvuruları bugün başladı.