Skip to content Skip to navigation

Yiyecekleri Bozulmaktan Kurtaran Pratik Yöntem: Konserve

Mehmet Sığırcı
15/02/2019 - 16:41

Buzdolabının ya da derin dondurucunun henüz icat edilmediği zamanlarda yaşadığınızı düşünün. Yiyeceklerinizin bozulmaması için ne yapardınız?

Kış mevsimini yaşadığımız şu günlerde birçoğumuz yaz aylarında kuruttuğumuz sebzeleri, kurduğumuz turşuları ya da kaynatarak yaptığımız domates ve biber salçalarını tüketiyoruz. Bu uygulamalar aslında buzdolabının henüz icat edilmediği zamanlardan günümüze taşınan birer besin saklama yöntemi.

Tarih boyunca insanlar besinleri taze tutmak ve bozulmadan uzun süre saklamak için kurutma, tuzlama, turşu yapma, buzda ya da karda soğutma gibi farklı yollara başvurdu. Bütün bu yöntemlerin amacı, sonraları Fransız bilim insanı Louis Pasteur tarafından da gösterileceği üzere, mikroorganizmaların (örneğin maya, mantar, bakteri) çoğalmak için ihtiyaç duydukları enerjiyi elde etmek amacıyla gerçekleştirdikleri aktiviteler sonucu besinlerde “bozulma” dediğimiz kimyasal değişimlere sebep olmalarını önlemekti.

Fransız pastaneci Nicholas Albert, 19. yüzyılın başında, besinlerin kaynatıldıktan sonra kapalı bir kaba konularak hava ile temas etmesi önlendiği takdirde uzun süre taze kalabildiğini ve güvenle tüketilebildiğini keşfetti. Bu sırada Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart savaş alanındaki askerlere taze yiyecek sağlayabilecek yöntemi geliştirecek kişiye 12.000 frank ödül verileceğini açıkladı. Bunun üzerine Albert 1807 yılında kaynatılmış besinleri mantarla kapatılmış cam kaplara koydu ve geliştirdiği yöntemi Fransız hükümetine sundu. Napolyon tarafında da beğenilen bu uygulama sayesinde Albert ödülün sahibi oldu.

1810 yılında Peter Durand adlı İngiliz tüccar, Albert’in yöntemini daha da ileriye taşıyarak besinleri saklamak için üzeri paslanmayı önlemek amacıyla kalayla kaplanan demir kapları kullandı. Bu uygulama hem kutuya hem de yönteme adını veren “konserve”nin icadı anlamına geliyordu.

Durand’ın geliştirdiği konserve kutuları uzun süre boyunca yalnızca askerler tarafından ya da uzun seyahatler için kullanılmış, halk arasında yaygınlaşmamıştı. Bunun sebebi de kutuların ağırlığıydı. Boşken bile yarım kilo olan kutular kalın bir demirden yapılıyordu. Kutuları açmak içinse çekiç ve keski kullanılması gerekiyordu.

1860’lara gelindiğinde kutular daha hafif ve daha ince metaller kullanılarak üretilmeye başlandı. Ağız kısmına konulan ve “konserve açacağı” olarak adlandırılan çıkıntılar ise konserve kutularını çok daha kullanışlı hale getirdi ve konservenin yaygınlaşmasını sağladı.

 

Kaynak:
  • Ellyard, D., Kim Neyi Ne Zaman İcat Etti, Çev. U. Mutlu, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2017.

İlgili İçerikler

Sosyal Bilimler

1960’lı yıllarda sinema endüstrisinde büyük değişimler yaşandı. Adlarını sinema tarihine kazımış, vizyona girdikleri dönemde yoğun ilgi gören filmlerin üretildiği bu dönem “Sinemada Yeni Hollywood” olarak anılır.

Sosyal Bilimler

Bir şehrin, bir sarayın ya da bir evin… Türk kültüründe ve tarihinde kapılar büyük öneme sahip. Dünyanın önemli şehirlerinde de olağanüstü güzellikte farklı tarihî kapılar var. Bu kapılar hem tasarımları hem de üzerlerindeki desenler ve işlemelerle dikkat çekiyor. Biz de Bilim Genç olarak kasım ayında objektiflerinizi çevrenizdeki ilgi çekici kapılara odaklamanızı istiyoruz.

Sosyal Bilimler

TÜBİTAK’ın bilim kültürünün ve iletişiminin toplumda yaygınlaştırılmasını amaçlayan 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları, 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları ve 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı proje başvuruları başladı.

Sosyal Bilimler

Biz de Bilim Genç olarak ekim ayında objektiflerinizi çevrenizdeki müze ve bilim merkezlerine odaklamanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #MüzelerveBilimMerkezleri etiketini eklemeyi unutmayın. 

Sosyal Bilimler

1950’li yıllardan 1960’lara gelinirken değişen sinema seyircisi ve salonlar sinemanın bugüne kadar olan dönüşümünün de habercisi olmuştu. Aynı dönemde özellikle bilim kurgu türündeki filmlerin sayısında artış yaşandı.

Sosyal Bilimler

2019 yılı güz dönemi için başvurular başladı. Konuşmacı olmak isteyen bilim insanları ve etkinliklere ev sahipliği yapmak isteyen kurumlar 07 Ekim 2019’a kadar TÜBİTAK Bilim Söyleşileri’ne başvurabilirler.

Sosyal Bilimler

Bilim tarihi alanında doğa bilimleri ve tıp tarihi konularındaki uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları nedeniyle TÜBİTAK tarafından 2019 Yılı Prof. Dr. Fuat Sezgin Bilim Tarihi Ödülü’ne layık görülen Ankara Üniversitesi’nin emekli öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esin Kahya ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Sosyal Bilimler

Kültürel gelişim ve yaratıcılığa yatırım yapan şehirlerin arasındaki bağı güçlendirmek için kurulan Yaratıcı Şehirler Ağı’na üye şehirlerin belediye başkanlarını ve üst düzey yöneticilerini bi araya getiren UNESCO Yaratıcı Şehirler Konferansı’na 2021 yılında İstanbul ev sahipliği yapacak.

Sosyal Bilimler

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunduğu avantajlardan en etkili şekilde yararlanabilmek ve bu teknolojileri kullanırken karşı karşıya kalınabilecek riskleri azaltmak için dijital medya okuryazarlığı becerisine sahip olmak gerekiyor.

Sosyal Bilimler

Eylül ayında okula dönüş heyecanını fotoğraflarınıza yansıtmanızı istiyoruz. Fotoğrafınızı Bilim Genç’te paylaşırken açıklama bölümüne #OkulaDönüş etiketini eklemeyi unutmayın.